Bakan Yardımcısı Turan: Şırnak'taki 170 Bin Öğrenciye En Büyük Miras Huzurlu Türkiye Olacak
İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, "İki yıldan beri bir tek şehit, gazi haberi gelmemişse, bundan daha büyük bir nimet olmadığını düşünüyoruz. 170 bin öğrencimiz var Şırnak'ta. Bu gençlere bırakılacak olan en büyük miras, tarla, toprak değil huzurlu, sorunsuz, ekonomik ve demokratik olarak güçlenmiş terörsüz bir Türkiye'dir. O yüzden bu mirası gençlerimize bırakmak için çok büyük mesafe alacağız hep beraber." dedi.
Çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Şırnak'a gelen Turan, Şırnak Valiliğini ziyaret etti. Burada Şeref Defteri'ni imzalayan Turan, Vali Birol Ekici ile görüştü.
Daha sonra İçişleri Bakanlığı Sivil Toplum İlişkileri Genel Müdürlüğü destekleriyle Geleceğe Işık Saçan Kadın Derneğince Öğretmenevi'nde düzenlenen "Terörsüz Türkiye Yolunda Omuz Omuza" programının açılışına katılan Turan, burada yaptığı konuşmada, terörün sadece Türkiye'nin meselesi olmadığını, dünyanın farklı yerlerinde çok farklı terör gündemleri olduğunu söyledi.
"İngiltere'de, İspanya'da, aynı şekilde Kolombiya'da, Finlandiya'da, Endonezya'da benzer süreçler yaşandı. Fakat bir hakikati söylemek zorundayım ki, hiçbirinin maliyeti bu kadar fazla olmadı. 40 yıldan beri bu topraklarda terörü, kardeş kavgasını konuşuyoruz." ifadelerini kullanan Turan, her meselenin çözülebileceğini, her konunun değerlendirileceğini belirtti.
- "En kıymetli destek, şehit ailelerimizin ve gazilerimizin desteğidir"
Turan, şunları kaydetti:
"Kırk sekiz sene çözülmeyen ne olabilir Allah aşkına? Kolay değil farkındayız. Herkesin acısı var. Şırnak'ta hanginizin derdi yok? Evladı şehit olan, dağa kaçırılan, ekonomisi bozulan, evi yakılan kim kalmadı ki? Her evde bir acımız var. Türkiye'nin her şehrinde bir acımız var. Ama altını çiziyorum. İngiliz'in, İspanyol'un yaptığını biz niye yapmayalım? Biz neden daha özgüvenle, özel bir çalışmayla, örnek çalışmayla en iyisini yapmayalım? Biz biliyoruz ki bu büyük bedelin artık bitmesi lazım. ETA'nın tüm eylemlerinde 829, İrlanda'da İRA'nın eylemlerinde 1800 kişi öldü. Biz de 40 binlerden bahsediyoruz. İngiltere'nin, İspanya'nın herhangi bir yeri terör yüzünden geri kalmadı. İngiltere'de terör bölgesi diye bir tanımlama yok. İspanya'da 'Sivas'ın ötesi' diye bir tanımlama yok. Ama maalesef Türkiye'mizde yıllarca Sivas'ın ötesi diye bir ifade kullandık. Biz Şırnak deyince arkasından terör bölgesi ifadesini üzülerek duyduk. Haberlerde Hakkari deyince hemen ardından bir eylem olduğunu, ön kabulünü yaşadık. Bu huzur hepimizi kuşandığında bambaşka bir süreç yaşayabiliriz. İngiltere'nin, İspanya'nın dağında tepesinde, Alp dağlarında sığınaklar, mağaralar oldu mu? Onların çocuklarına doktor, mühendis, sanatçı olmak düştü. Bizim evlatlarımıza şehit ve gazi olmak kaldı. O yüzden söylüyorum. Bu işin arkasında kim varsa, bu işin arkasında hangi anlayışlar, ülkeler varsa, Türkiye'nin beraberliği bunu bozmaya da muktedirdir. Türkiye bunu aşmaya da mecburdur. Oranın desteği, buranın gücü değil. En kıymetli destek, şehit ailelerimizin ve gazilerimizin desteğidir. O yüzden koşarak bugün heyecanla Şırnak'a geldik."
"Gün, geçmişe dönüp de ağlamanın, yumruklarımızı sıkma, kini, nefreti, kaygıyı, endişeyi büyütme günü olmamalı. Gün artık acıyı bitirme günüdür. Gün artık bu meseleyi halletme iradesini ortaya koyma anlayışıdır. Gün, dünü değil, yarını konuşma mecburiyetidir. Sayın Bahçeli'nin daveti, çok kıymetli, güçlü liderliğiyle Cumhurbaşkanı'mızın konuyu sahiplenmesi, Türkiye'de bir başka süreci başlattı. Zorlukları var, sorunlarımız var, kolay değil. İstismar etmek isteyen, bozmak isteyen var. İngiltere'de, İspanya'da 12 yılları, 14 yılları buldu görüşmeler. Uzun bir zaman kolay işler değil. Alışkanlıkların, sosyolojik travmaların aşılması kolay değil. Yasal süreçleri, entegrasyon süreçleri olacak. Barışma, kardeşlik, inşaat süreçleri olacak, hiç kolay değil." ifadelerini kullanan Turan, kararlı olduklarını, bu konuda hep beraber adım atmak istediklerini anlattı.
"Tekrar kanın, gözyaşının, terörün olduğu gündemleri düşünmek bile istemiyoruz"
Geçmiş tecrübelerin çok kıymetli olduğunu dile getiren Turan, Türkiye'nin bunu farklı dönemlerde denediğini anlattı.
Bakan Yardımcısı Turan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Mesafe aldığı, alamadığı oldu. Ama o tecrübelerin hepsi önümüzde bugün. Bir daha o yanlışları hiç kimse yapmasın ki, biliyoruz, bir daha bu süreçlerin başlama ihtimali kalmaz. Ne cesaret edilebilir ne gündeme gelebilir. Bu bir el uzatmaysa, bu eli iyi sıkmalı. Bu bir el uzatmaysa, bu süreç iyi değerlendirilmeli. Yoksa üç senede bir, beş senede bir, on yılda bir tutup bir süreçten bahsedilmez. Bu bir kapanır, bir daha bu bölgede tekrar kanın, gözyaşının, terörün olduğu gündemleri düşünmek bile istemiyoruz. O yüzden herkes aynaya bakacak, çok dikkatli şekilde yola devam edeceğiz. Yarın atılan adımlarda sizi tahrik etmek isteyenler, üzmek isteyenler, kandırmak isteyenler olacak. Barış olduğunda kendisine hayat hakkı olmayanların bu süreç 'bozulsun' diye ısrarları olacak. Bazı siyasiler var, bazı söylemler var. Adamın elinden terörü alın, söyleyeceği başka bir şey yok. Adamın elinden kavgayı, gürültüyü alın, ülkenin beraberliği bozma iddiasını alın, başka söyleyeceği bir şey yok. Ama biz onlara rağmen kardeş olmaya, büyümeye hep beraber devam edelim inşallah çünkü Cumhurbaşkanı'mızın kararlılığına inanıyoruz. Dünyada kim kaldı ki güçlü lider olarak? Bakın etrafınıza. O yüzden Sayın Bahçeli'nin ve Sayın Erdoğan'ın ortaya koyduğu sinerji ve iyi niyeti bu toplumun, tüm partilerimizin iyi değerlendirmesi lazım."
Avrupa'daki birçok yere göre Şırnak'ın dağları ve tepelerinin çok daha özel ve kıymetli olduğunu dile getiren Turan, şunları aktardı:
"O yüzden bu yolun dönüşü yok, bu adımı attık, bir daha geri dönmeyeceğiz diyorum. Kim hata yaparsa, kim yanlış yaparsa bunun altında kalır. Dil, silahtan daha etkili bir silahtır. Dil, silahtan daha bedel öğreten bir araçtır. O yüzden herkesin diline dikkat etmesi, en hassas dönemi geçirmek için önemli diye düşünüyorum. Büyük risklere rağmen bugüne gelmişse, iki yıldan beri bir tek şehit, gazi haberi gelmemişse, bundan daha büyük bir nimet olmadığını düşünüyoruz. 170 bin öğrencimiz var Şırnak'ta. Büyük bir sayı. Bu gençlere bırakılacak olan en büyük miras, tarla, toprak değil huzurlu, sorunsuz, ekonomik ve demokratik olarak güçlenmiş terörsüz bir Türkiye'dir. O yüzden bu mirası gençlerimize bırakmak için çok büyük mesafe alacağız hep beraber. Terör örgütü kendisiyle, hatırasıyla, geçmişiyle muhasebe yapmadan bu milletin kardeşliğine omuz veremez. Herkese bedel ödettirdiler. Şehit Aybüke öğretmenimizin adını verildiği yeri açtık. 20'li yaşlarda bir öğretmeni, bir örgüt, niçin şehit eder? Bunun Kürt milletine, Türk milletine, devlete, örgüte, ona, buna kime faydası olabilir? Bu insanların katledilmesi, hangi büyük ideallerin aracı olabilir? O yüzden diyorum, aynaya bakacak, herkes yaptığı hatayla yüzleşecek ve Türkiye'de bir daha bu sayfanın açılmaması üzerine adım atacak. Ama bir şey daha söyleyeyim. Devlet zaten devlet olmanın gereği olarak güvenlikle ilgili hiçbir zaafı kabul edemez. Emniyetimiz, jandarmamız, askerimiz kendine düşen ne varsa tedbir almak, yanlış yapma ihtimali onlara karşı dik durmak, her türlü riski göğüslemek zorunda. Biz dikkat etmek zorundayız. Gözümüz kör, kulağımız sağır değil. Kimin ne yaptığını bilen, yanlış yapan potansiyeli onları bilen insanlarız. Ama herkes dersini alır, yola devam ederse, iyi niyetli adım atarsa, biz Şırnak'ın Gabar'ında petrol çıkarmaya, Cudi'de festival yapmaya devam ederiz. Biz kavga değil, barış isteyen insanlarız."
Türkiye'nin dört bir tarafında ateş çemberi bulunduğunu anlatan Turan, "Kardeş olmaktan, omuz omuza olmaktan başka, Anadolu güneşi altında, aynı bayrak altında, huzurla oturmaktan başka yolumuz yok. Herkesin herkesi kavga etmeye, toprağını almaya, savaşmaya motive ettiği, uluslararası hukukun yerle bir olduğu, uluslararası kurumların adeta yok olduğu dönemde beraber olmaktan başka yerimiz, anlayışımız yok. Gidecek başka kapımız da yok. Biz bu milletin askerleriyiz, evlatlarıyız. 86 milyon bu ülkede doğduk, bu ülkede öleceğiz. Hiçbir başka gidecek kapımız, yerimiz, niyetimiz yok." değerlendirmesinde bulundu.
Bugün dünyada sözü geçen az ülkelerden birinin Türkiye olduğunu ifade eden Turan, bu dönemi iyi değerlendirmeleri ve gereğini yapmaları gerektiğini kaydetti.
Geçmişte Gabar denilince akla terör, kavga ve gerginlik geldiğini anımsatan Turan, bugün Gabar'da çok farklı ekonomik imkanların olduğunu, Türkiye'de çıkarılan petrole ve bir tesise hep beraber şahit olduklarını vurguladı.
"Terörsüz Türkiye sürecine sahip çıkacağız"
Şırnak'ın tarihi ve kültürel özelliklerine ve kentte yapılan yatırımlara değinen Turan, konuşmasını şöyle tamamladı:
"Pek çok tarihin hatırası burada. O yüzden bu topraklara yazık etmeyin. O yüzden bu coğrafyadaki hatıraları örselemeyin. O yüzden bize yakışmayan kardeş kavgasından medet ummayın. Son 23 yılda nasıl ki Türkiye'miz ayağa kalksın diye çok büyük mesai harcamışsak, Türkiye'mizin ekonomisini, altyapısını, yollarını, köprülerini, tünellerini çok büyük oranda hayata geçirmişsek inşallah yeni dönemde de kardeşlik iklimiyle beraber bambaşka işler yapmaya devam edeceğiz. Yapmamız gereken çok basit. Terörsüz Türkiye sürecine sahip çıkacağız. Beraber kardeş olmanın her türlü şartını zorlayacağız. Bu işi beraber takip edeceğiz. Diline sahip çıkmayanları uyaracağız. Şırnak'ta bu sürece sahip çıkmayan teröre müzahir terör hatırası olan kim varsa dur demek, akıllı olun demek, yanlış yapmayın demek önce sizin göreviniz. Beraber bu süreci hep beraber yöneteceğiz. Nasıl ki Sayın Bahçeli, Sayın Erdoğan kendi tabanlarını belki üzme ihtimalini rağmen risk alarak kardeş olmanın kapısını açtı. Bizlere o yoldan koşmak, daha büyük heyecanla yürümek düşer. Allah ömür versin hep beraber bu kardeşlik iklimini dünyaya nasıl olduğunu gösterelim. Sizlere ne kadar teşekkür etsek, ne kadar ikramda bulunsak, saygı duysak bir evladınızın bir damla kanının hakkını vermiş olmayız. Onun da farkındayız. Şehitlerimizin yakınları, gazilerimiz bize emanet. O yüzden bugün 81 ilden genç yaşlı ailemiz, derneklerimiz, şehit yakınlarımız bir aradayız. Şehitlerimizin yakınlarıyla gazilerimizle buluşmaktan çok büyük onur duyuyorum. Sizin dik duruşunuz, metanetli haliniz, ülkenin genel havasına sahip çıkışınız en büyük referansımız. Size rağmen bir iş yapmayacağız. Şeffaf, açık, anlaşılır sözleri üreteceğiz. Örgüt silah bıraktı. Kıymetli bir adım. Buna bağlı dönüşün hızlanması için yasal adımlar atacağız. İstiyoruz ki şehitlerimizin aileleri gazilerimizin kendileri ruhuyla, bedeniyle bu sürecin tam yanında olsun. Siz mutluysanız biz mutlu oluruz. Siz evet derseniz biz devam ederiz. Tabiri caizse işin sahibi sizlersiniz. Size rağmen bir iş yapmayacağız. Şehitlerimizin hatırasıyla gazilerimizle buluşmaktan büyük onur duyuyorum."
"Yaklaşık 3 bin 500 gencimiz Türkiye'nin en fazla petrol üretiminin yapıldığı Şırnak'ta görev alıyor"
Şırnak Valisi Birol Ekici, 80 ilden gelen misafirleri ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirtti.
Şırnak'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen Terörsüz Türkiye sürecinin en örnek ve model illerinden biri olduğunu ifade eden Ekici, şunları aktardı:
"Bugün Şırnak halkıyla ve hükümetimizle birlikte Şırnak modelini oluşturuyoruz. Yaklaşık 3 bin 500 gencimiz Türkiye'nin en fazla petrol üretiminin yapıldığı Şırnak'ta görev alıyor. Günlük 81 bin varil petrol üretiliyor. Ovalarımızda buğday, mercimek ve fıstık üretimi yapılırken, dağlarımızda 1 milyon 300 bin küçükbaş hayvan yetiştiriliyor, ayrıca 600 ton balık üretimi gerçekleştiriliyor. Terörsüz Türkiye ile birlikte 40 yıldır karanlığı yaşayan Şırnak bugün aydınlığa ulaşmış, bereketli hilalin parlayan yıldızı olma yolunda hızla ilerlemektedir. Türkler ve Kürtler bin yıldır kardeştir ve bu kardeşlik etrafımızda barışı, güveni ve istikrarı desteklemektedir."
Geleceğe Işık Saçan Kadın Derneği Başkanı Hatice Atan da programa ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını söyledi.
Şırnak'ın uzun yıllar terörle anıldığını aynı zamanda çok sayıda şehit veren bir kent olduğunu belirten Atan, "Yıllarca bu bölgede kadınlar gözyaşı döktü. Eşini, evladını şehit veren çok sayıda ailemiz var. Yıllarca Şırnak terörle anıldı. Ama aslında Şırnak aynen Çanakkale gibi şehitler şehridir, şehitler diyarıdır. Bu nedenle bu proje bizim için çok anlamlı. Misafirlerimizi Bakanlığımızın ve Valiliğimizin ev sahipliğinde Şırnak'ta ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz." diye konuştu.
Programda, Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka ve Şırnak Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Başkanı Mehmet Güngör de birer konuşma yaptı.
Etkinliğe, Şırnak İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Zafer Tombul, Şırnak İl Emniyet Müdürü Volkan Sazak, AK Parti Şırnak İl Başkanı İbrahim Halil Erkan, kanaat önderleri, sivil toplum kuruluş temsilcileri, 80 ilden gelen şehit ve gazi yakınları ile gaziler katıldı.
Daha sonra Bakan Yardımcısı Turan ve beraberindekiler 23. Piyade Tugay Komutanlığında Şehitlik Anıtı'na karanfil bıraktı.
Kaynak:Anadolu Ajansı

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.