Cizre Özel Eğitim Uygulama Okulu’ndaki Mobbing İddialarına Eğitim-Bir-Sen’den Yanıt

Cizre Özel Eğitim Uygulama Okulu’ndaki Mobbing İddialarına Eğitim-Bir-Sen’den Yanıt
Cizre Özel Eğitim Uygulama Okulu’nda bir öğretmenin mobbinge maruz kaldığı yönündeki iddialar tartışma yaratırken, Eğitim-Bir-Sen Şırnak Şube Başkanı Abdullah Çatı, suçlamaların gerçeği yansıtmadığını savundu.

Şırnak’ın Cizre ilçesinde bulunan Cizre Özel Eğitim Uygulama Okulu’nda görev yapan bir kadın öğretmenin mobbing ve çeşitli baskılara maruz kaldığı yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Eğitim-Bir-Sen Şırnak Şube Başkanı Abdullah Çatı’dan konuya ilişkin kapsamlı bir açıklama geldi.

Son günlerde gündeme gelen iddiaların ardından açıklama yapan Çatı, söz konusu suçlamaların gerçeği yansıtmadığını savunarak, okul yönetimini hedef alan açıklamaların asılsız olduğunu ifade etti.

Açıklamasına hayatını kaybeden öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ı anarak başlayan Çatı, şu ifadeleri kullandı:

“Vefatıyla hepimizi derinden sarsan meslektaşımız ve üyemiz Irmak Ayşe KOPARAN’a Allah’tan rahmet; kederli ailesine, yakınlarına ve tüm eğitim camiamıza başsağlığı diliyoruz.”

img-8810.jpg

img-8810.jpg

“Mesnetsiz Açıklamalarla Karalama Kampanyası Yürütülüyor”

Eğitim Sen Şırnak Şubesi tarafından yapılan açıklamalara tepki gösteren Abdullah Çatı, şu değerlendirmede bulundu: “Eğitim Sen Şırnak Şubesi tarafından sosyal medya mecralarında paylaşılan ve Cizre Özel Eğitim Uygulama Okulu idaresini hedef alan mesnetsiz açıklama; müessif ve acı dolu bir olayı manipülasyon malzemesi yapmak gibi, insanların acılarını Sendikamıza kara çalmak basitliğine alet eden organize bir karalama kampanyasıdır. Kamu vicdanını yanıltmaya yönelik bu asılsız iddialara karşı sürecin hukuki ve idari gerçeklerini kamuoyunun takdirine sunuyoruz.”

“Ek Ders Ücreti Konusundaki Talep Mevzuata Uygun Değildi”

Çatı, okul yönetimine yönelik husumetin temelinde ek ders ücreti tartışmasının bulunduğunu öne sürerek şu ifadeleri kullandı: “Cizre Özel Eğitim Uygulama Okulu idaresinin hedef alınmasının, okul yöneticilerimize karşı husumet beslenmesinin temel nedeni; sınıfında bulunan öğrencilerinin tamamının okula gelmediği günlerde ek ders ücreti alma girişiminin mevzuatı izin vermediği için kabul görmemesidir. Bu hususta mevzuat da bakanlık görüşleri de son derece açık ve nettir. Mevzuatında açık bir hüküm bulunmayan ve Bakanlığın ödemenin mümkün olmadığı yönünde görüş verdiği bir konuda, okul idaresinin ücret ödeme imkanı ve yetkisi yoktu. Bu hukuksuz talebin karşılanmaması nedeniyle okul yönetimine husumet beslenmiş; okul yönetimi sırf bu hukuki duruşu nedeniyle hedef tahtasına oturtulmuştur.”

Otizmli Öğrenciye Şiddet İddiası

Açıklamasında, özel gereksinimli bir öğrenciye yönelik şiddet iddiası nedeniyle başlatılan soruşturmaya da değinen Çatı, şunları kaydetti:

“İdareye duyulan öfkenin ve açılan soruşturmaların en vahim boyutu, meslek ahlakıyla bağdaşmayan bir iddiadır. Kendini savunamayan, özel gereksinimli (otizmli) bir öğrencimize yönelik şiddet uygulandığı iddiasıyla ilgili sendikaya üye öğretmen hakkında yasal ve idari soruşturma başlatılmıştır. Okul idaresi, korunmasız otizmli bir çocuğumuzun haklarını gözeterek soruşturmayı kararlılıkla üst mercilere iletmiş ve tüm baskı ve iftiralara rağmen bu utanç dolu iddianın üzerinin örtülmesine müsaade etmemiştir.”

“Can Güvenliği Mazeretiyle Tayin Talebi Reddedildi”

Öğretmenin can güvenliği gerekçesiyle yer değişikliği talebinde bulunduğunu belirten Çatı, sürece ilişkin şu açıklamayı yaptı:

“Yürüttüğü usulsüzlükler ve otizmli öğrenciye şiddet iddiası sebebiyle hakkında soruşturma açılan öğretmen, ‘can güvenliği mazeretini’ gerekçe göstererek haksız yer değişkiliği elde edebilmek için, hukuku kullanmaya çalışmıştır. Kurulan kumpas bizzat mahkeme hakimi tarafından ilgili öğretmenin ‘kanunu açıkça kötüye kullandığı’ ve ‘idari soruşturmalar sebebiyle husumet beslediği’ tespitiyle art niyet yargı eliyle reddedilerek tescillenmiştir.”

Çatı ayrıca, öğretmenin okul yönetimine karşı aldığı koruma kararının da itiraz üzerine kaldırıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Okul idaresi tarafından her hangi bir baskı, mobbing, dışlamaya maruz kalmamasına rağmen bahse konu öğretmen, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında yer alan ‘kadının beyanı esastır’ ilkesi kapsamında koruma kararı çıkartmıştır. Okul idaresinin itirazı üzerine haksız ve yersiz koruma kararı iki gün sonra kaldırılmıştır.”

“Savcılık Tayin Talebini Reddetti”

Öğretmenin yaptığı başvuruların ardından Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi uygun bulmadığını ifade eden Çatı, açıklamasında şu cümlelere yer verdi:

“Bahse konu öğretmen her hangi bir baskı, şiddet, tehdit, mobbing maruz kalmamasına rağmen koruma kararı ve emniyetteki ifadesini delil göstererek Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına Cizre Özel Eğitim Uygulama Okulu idarecilerine suç duyurusunda bulunarak Can Güvenliği Mazeretinden Tayin Karari çıkarılmasını talep etmiştir. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı tayin talebini reddetmiştir.”

“Gerçek Mağdurların Sesi Kısılıyor”

Açıklamasının devamında sendikal süreçlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Abdullah Çatı, şu ifadeleri kullandı:

“Buradaki asıl vahim durum; suçluluğu ve usulsüzlüğü somut delillerle ortada olan üyesini yalan, iftira ve algı operasyonlarıyla kollamaya çalışan sendikal yapının eğitim camiasına verdiği büyük zarardır. Kendi kişisel çıkarları ve kurdukları kumpaslar için ‘mobbing’ kavramını manipüle edenler, eğitim ortamındaki huzuru sabote etmekle kalmayıp; okullarda gerçekten haksızlığa, baskıya ve mobbinge uğrayan öğretmenlerimizin sesinin duyulmasını engellemekte ve hak arama süreçlerine en büyük darbeyi vurmaktadır.”

“Sürecin Takipçisi Olacağız”

Özel gereksinimli öğrencilerin eğitim gördüğü okulun hedef haline getirilmesine izin vermeyeceklerini belirten Çatı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Özel gereksinimli evlatlarımıza şefkat ve fedakarlıkla hizmet veren Şırnak bölgesinin ilk özel eğitim okulu olan Cizre Özel Eğitim Uygulama Okulu idaresinin, mevzuata aykırı ödeme peşinde koşan ve özel gereksinimli bir çocuğa el kaldırdığı iddiasıyla soruşturma başlatılan öğretmenin aklama aparatı yapılmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Adli ve idari makamları manipüle etmeye yeltenen bu hadsiz açıklamayı şiddetle kınıyor; dik duran idarecilerimizin yanında, kirli hesap sahiplerine karşı hukuki mücadelemizi kararlı şekilde sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla ilan ederiz. Burada şunu da ifade etmek istiyorum. Süreç başlamış durumda. İdari soruşturma devam ediyor. Savcılık boyutu devam ediyor. Bizde sürecin takibini yapacağız. Bu konuda şeffaf bir sürecin yürütülmesi adına da takipçisi olacağız. Eğer ortada bir mobbing varsa bu konuda gereğinin yapılmasını bizde talep edeceğiz.” dedi.

Kaynak:Cemal KÜLTER

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.