Hürmüz Riskine Karşı Habur Ve Kuzey Irak Alternatifi

Hürmüz Riskine Karşı Habur Ve Kuzey Irak Alternatifi
Türkiye, Hürmüz Boğazı’ndaki olası enerji risklerine karşı Kuzey Irak ve Habur hattını stratejik bir alternatif olarak değerlendiriyor.

Türkiye, enerji arz güvenliğini sağlamak ve olası krizlere karşı hazırlıklı olmak için stratejik adımlar atıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası kapanmalar veya sevkiyat daralmaları, enerji ithalatçısı ülkelerde ciddi fiyat ve enflasyon baskısı yaratabilecek riskler arasında gösteriliyor. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık %20’sinin bu boğazdan geçtiği bilinirken, Brent petrol fiyatındaki her 10 dolarlık artışın Türkiye gibi net enerji ithalatçısı ülkelerde cari açık ve pompa fiyatları üzerinde doğrudan etkisi olduğu vurgulanıyor.

Kuzey Irak: Türkiye için stratejik enerji kaynağı

İş insanı İdris Zeyrek, Türkiye’nin enerji güvenliğini güçlendirmek için Irak kuzeyi ve Habur hattının kritik bir alternatif olabileceğini belirtti. Zeyrek, Irak kuzeyinin yalnızca ham petrol üretimiyle değil, aynı zamanda motorin ve benzin tedarik kapasitesiyle de Türkiye için önemli bir bölgesel kaynak olduğuna dikkat çekti.

71ddd88a-e4eb-4475-b82a-71f86d3313bf.jpg

“Coğrafi olarak Türkiye’ye en yakın petrol üretim ve ürün tedarik noktası Irak kuzeyidir. Bu durum, lojistik maliyetleri düşürürken kriz dönemlerinde hızlı erişim imkânı sunuyor,” diyen Zeyrek, kuzey bölgede hem yerel tüketimi karşılayabilecek hem de sınır ticareti kapsamında ürün arzı sağlayabilecek kapasite bulunduğunu aktardı.

Habur Sınır Kapısı: Alternatif enerji koridoru

Zeyrek, özellikle Şırnak’ın Silopi ilçesinde yer alan Habur Sınır Kapısı’nın mevcut lojistik altyapısı ve saha deneyimiyle kriz dönemlerinde Türkiye için stratejik bir enerji koridoru oluşturabileceğini belirtti. Daha önce TIPIC modeli kapsamında Irak kuzeyi üzerinden kontrollü ürün ticaretinin yapıldığını hatırlatan Zeyrek, bu sistemin devlet denetimi altında yeniden yapılandırılabileceğini ifade etti.

Kontrollü dağıtım modeli önerisi

Türkiye’de akaryakıt arz zincirinin rafineri üretimi ve lisanslı dağıtım yapısı üzerinden yürütüldüğünü hatırlatan Zeyrek, kriz dönemlerinde sistemin esnek planlama kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Önerilen modelde ise:

  • İthalat yalnızca EPDK lisanslı dağıtım şirketleri üzerinden yapılacak,
  • Ürünler resmi gümrük kapılarından giriş yapacak,
  • Ulusal marker sistemi ile denetim sağlanacak,
  • Kriz dönemine bağlı geçici ve kotaya dayalı bir mekanizma uygulanacak,
  • Fiyat dalgalanmaları mali düzenlemelerle dengelenecek.

Ekonomik ve stratejik avantajlar

Zeyrek’e göre bu model, Türkiye’ye pek çok avantaj sağlıyor:

  • Brent fiyat şoklarına karşı tampon görevi görür,
  • Enflasyonist baskıyı azaltır,
  • Kaçakçılık riskini minimize eder,
  • Sınır illerinde kayıtlı ekonomik hareketlilik sağlar.

Zeyrek ayrıca Suriye üzerinden doğrudan ticaretin mevcut uluslararası yaptırımlar nedeniyle riskli olduğunu belirterek, “Türkiye için uygulanabilir ve ekonomik açıdan rasyonel seçenek Irak kuzeyi ve Habur hattıdır. Kontrollü sınır tedariki, ekonomik bir sigorta mekanizmasıdır,” değerlendirmesinde bulundu.

Irak kuzeyinin coğrafi konumu ve mevcut ürün arz kapasitesi, Türkiye için stratejik bir avantaj yaratıyor. Zeyrek’in vurguladığı gibi, enerji arz güvenliği ekonomik istikrarın temel taşlarından biri olarak öne çıkıyor.

Kaynak:Cemal KÜLTER

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.