Irak ile Ticarette Alarm Zilleri: Yeni Uygulamalar Sınır Hattını Kilitledi

Irak ile Ticarette Alarm Zilleri: Yeni Uygulamalar Sınır Hattını Kilitledi
Irak’ın 2026 itibarıyla yürürlüğe koyduğu yeni gümrük uygulamaları, Türkiye–Irak ticaret hattında ciddi daralmaya yol açtı. Cizre TSO Başkanı Yıldırım, artan maliyetler ve yavaşlayan işlemler nedeniyle sınır ticaretinin risk altında olduğunu belirtti.

Türkiye’nin Irak ve Ortadoğu pazarındaki ticari gücü ciddi bir sınavdan geçiyor. Özellikle sınır ticaretinin kalbi konumundaki bölgelerde faaliyet gösteren firmalar, 2026 yılı itibarıyla yürürlüğe giren yeni uygulamalar nedeniyle büyük bir daralma riskiyle karşı karşıya. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Cizre Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ömer Faruk Yıldırım, Irak ile yürütülen ticaretin hayati bir dönemece girdiğini belirterek kamuoyuna önemli mesajlar verdi.

“Ticari Akış Neredeyse Durma Noktasında”

Başkan Yıldırım, Irak Merkezi Hükümeti’nin 1 Ocak 2026 itibarıyla uygulamaya aldığı ASYCUDA sistemi ve Ön İthalat Beyanı zorunluluğunun sahada ciddi sorunlara yol açtığını ifade etti. Yeni sistemle birlikte gümrük işlemlerinin yavaşladığını, firmaların maliyet yükünün arttığını ve ticari sirkülasyonun belirgin şekilde azaldığını vurgulayan Yıldırım, mevcut tablonun sürdürülebilir olmadığını dile getirdi.

Özellikle ihracat ve sınır ticareti yapan işletmelerin artan bürokratik prosedürler nedeniyle zaman kaybı yaşadığı, teslimat sürelerinin uzadığı ve rekabet avantajının zayıfladığı belirtiliyor. İş dünyası temsilcileri, mevcut uygulamaların ticari dengeyi bozduğunu ve Türkiye’nin Irak pazarındaki etkinliğini riske attığını savunuyor.

  1. ıllık Ticaret Geleneği Tehlikede

Bölge iş dünyasının yaklaşık 35 yıldır ticari faaliyetlerini büyük ölçüde Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi üzerinden yürüttüğünü hatırlatan Yıldırım, bunun temel nedenlerini şu başlıklarla özetledi: Güvenli ve istikrarlı ticaret zemini, Güçlü sosyal ve kültürel bağlar, Yabancı yatırımcılara sağlanan esnek şirket kurma imkânları, Lojistik kolaylıklar ve sınır kapılarına yakınlık.

Bu avantajlar sayesinde Türkiye ile Irak arasındaki ticaret hacmi yıllar içinde önemli ölçüde artış gösterdi. Ancak son dönemde Irak Merkezi Hükümeti ile IKBY arasında yaşanan idari ve siyasi gerilimlerin ekonomik yansımaları doğrudan Türk firmalarını etkiliyor.

Türkiye’nin Irak Pazarındaki Gücü Zayıflayabilir

Uzmanlara göre mevcut uygulamaların devam etmesi halinde şu riskler kaçınılmaz olabilir: Türkiye’nin Irak pazarındaki rekabet gücü düşebilir. Bölgedeki ticari üstünlük başka ülkelere kayabilir. Özellikle sınır illerinde faaliyet gösteren binlerce işletme ekonomik sıkıntı yaşayabilir. On binlerce çalışan için istihdam riski doğabilir.

Irak pazarı, Türkiye için sadece bir ihracat destinasyonu değil; aynı zamanda bölgesel ekonomik istikrarın temel taşlarından biri olarak görülüyor. Bu nedenle ticari akışın kesintiye uğraması, yalnızca firmaları değil, iki ülke arasındaki ekonomik bağı da zayıflatma potansiyeli taşıyor.

Stratejik Hat: IKBY Üzerinden Ticaret

Başkan Yıldırım, IKBY üzerinden yürütülen ticaret hattının korunmasının Türkiye açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Bu hattın sadece ekonomik değil, aynı zamanda diplomatik ve bölgesel istikrar boyutuyla da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye ile Irak arasındaki ticaretin karşılıklı bağımlılık yarattığını ve iki ülke ekonomisinin birbirini destekleyen bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Yıldırım, mevcut sorunların çözümü için hızlı adımlar atılması gerektiğini söyledi.

Ankara’ya Açık Çağrı

İş dünyası adına çağrıda bulunan Yıldırım, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan olmak üzere ilgili tüm kurumlara diplomatik girişimlerin hızlandırılması çağrısında bulundu. Ayrıca Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin de sürece aktif katkı sunmasının önemine dikkat çekti.

Yapılan çağrıda şu talepler öne çıktı: Irak Merkezi Hükümeti nezdinde acil diplomatik temasların başlatılması, ASYCUDA ve ön beyan uygulamalarında Türk firmaları lehine kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılması, IKBY üzerinden yürütülen ticaret için özel statülü bir mekanizma oluşturulması, Sınır kapılarında hızlı ve kolaylaştırılmış geçiş sistemlerinin yeniden devreye alınması

Sınır Ticareti Kritik Eşikta

Özellikle Şırnak, Cizre ve çevre iller açısından Irak ile ticaret; istihdam, üretim ve ekonomik canlılık anlamına geliyor. Yeni uygulamaların devam etmesi halinde sınır hattındaki ekonomik hareketliliğin ciddi biçimde zayıflayabileceği belirtiliyor.

İş dünyası temsilcileri, sorunun diplomatik diyalog ve teknik düzenlemelerle çözülebileceğini savunurken, gecikmenin Türkiye’nin bölgedeki ticari pozisyonunu kalıcı olarak zedeleyebileceği uyarısında bulunuyor.

Irak ile ticaret hattında yaşanan bu gelişmelerin önümüzdeki süreçte nasıl şekilleneceği merak konusu olurken, gözler Ankara ile Bağdat arasında atılacak adımlara çevrilmiş durumda.

Kaynak:Cemal KÜLTER

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.