‘Muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhammed’siz muhabbetten ne hasıl’ diyen şair, ne güzel ifade etmiş muhabbeti. Sevgi Peygamber’i, muhabbet mimarı (sas)… Yeri geldiğinde cihada çağıran, izzetli ve duruş sahibi bir Peygamber. Kendisi için kimseye kızdığı görülmeyen, ama din ve mukaddesat mevzubahis olduğunda celallenen bir Peygamber. Adaletin ve hakkaniyetin en büyük uygulayıcısı. Ama bütün bunların öncesinde genel hareket tarzı muhabbete dayanıyor, Allah’ın Sevgili Nebi’sinin (sas).
Rabbim bizleri de onun (sas) sevgisinden mahrum bırakmasın: Bilinçli ve adım adım yolunu, sünnetini takip ettirecek bir sevgi.
Ailede muhabbet bir harç gibidir. Ancak bu harcın içerisinde mutlaka sadakat, vefa, sorumluluk, fedakârlık ve anlayış malzemeleri bulunmalıdır.
Sadakatin olduğu yerde ailenin temelleri sarsılmaz.
Vefa varsa muhabbet otomatik olarak kendini hep yeniler.
Sorumluluk hissi karşı tarafa duyulan sevginin bir gereğidir.
Muhabbet varsa fedakârlık da olacaktır.
Belki de en kritik malzeme anlayış sahibi olmaktır. Zira anlama ve anlayış gösterme değer vermektir. Anlayış gösterme kendini başkasının yerine koymadır, empatidir. Anlayış sempatiyi beraberinde getirir. Anlayış sahibi olan sevmenin ve sevilmenin nasıl meydana geldiğini, ne şekilde muhafaza edileceğini çok iyi bilir.
Kâinat sevgi üzerine kurulmuş gibidir. Evrendeki ahenk, düzen ve uyum Yüce Yaratan’ın yaratılmışlarına karşı sevgisine işaret eder aslında. Yaratılmışlara karşı sevgi söz konusu olduğunda da evvela bunu ailemizden esirgemeyelim.
Ailesini sevmeyen başkasını sevemez. Ailesinde anlayış, merhamet, empati geliştirmeyen başkalarına düzgün davranamaz, kabul edelim. Her şey aileden başlar. En büyük okul ailedir. En sıcak yuva ailedir. Onun için aile ihmale gelmez, ertelenmez. Aile söz konusu ise öncelik hep aileye verilir, daima.
Muhabbetin olmadığı bir ailede merhamet de olmaz, emanet de. Muhabbet yoksa aile, aile olmaktan çıkar. Birkaç kişinin bir arada yaşadığı, yemek yediği ve otel gibi kullandıkları bir ortama dönüşür.
İnsan merhameti ailede öğrenir, şefkatin ne olduğunu ailede anlar.
Paylaşma ailede öğrenilir.
Dayanışma eğitimi, yardımlaşma bilgisi hep ailede verilir.
Ailede bir şey alınmamışsa, temel orada atılmamışsa insanlara güzel hasletleri aşılamanız çok zordur.
Rabbim bizi, ana-babamızı ve ailelerimizi muhafaza etsin.
Çağın yıkıcı yenilikleri, tahrip edici âdetleri ve sonu hüsranla bitecek alışkanlıklarına karşı aile müessesesini muhafaza edeceğiz. Onu, merhamet, muhabbet ve emanet temelleri üzerinde ayakta tutmaya çalışacağız.
Yüce Allah’ın muhabbetine mazhar olmak istiyorsak, insana muhabbet göstermekten çekinmeyeceğiz. Buna da öncelikle ailemizden başlayacağız. İnşallah.