Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Türkiye ve dünya gündemine yönelik açıklamalarda bulunan Bahçeli, Suriye’deki gelişmeler ve SDG’nin Şam hükümetine entegrasyonu ve Halep saldırılarına da değindi.
Bahçeli’nin açıklamalarından satır başları şöyle:
İran’daki protestolar
"İran'da Riyal'in değer kaybetmesinin ardından Tahran'daki kapalıçarşı esnafının başlattığı protestolar ülke geneline yayılmıştır. Bu madalyonun bir yüzüdür. Diğer yüzü ise İran'a yönelik emperyalist provokasyonlardır. İran'daki şiddet olaylarında çok sayıda kişi hayatını kaybetmiştir. İran'ın sancısı bölge ülkelerini tehdit etmektedir.
Hangi mihrakların devrede olduğunu, hangi planların uygulamaya geçtiğini çocuklar bile itiraf edecektir. İran'a neşter vuran, örtülü operasyon yapan mihrakların hüviyetleri bellidir. Tehdit son derece tanıdık ve yakındır. Gezi Parkı olayları ile İran'daki olayların benzerlikleri üzerine düşünmeye davet ediyorum. ABD ve İsrail'in İran'a karşı saldırı pozisyonuna geçmesi küresel konvansiyonel savaşa bir adım daha yaklaşmaktır.
İran'daki olaylara mutlaka karşı çıkılmalıdır. Gün bir ve beraber olma günüdür. İran halkı emperyalizmin köstebek lider projesine müsaade etmeyecektir.
Halep açıklaması: Trump onları sattı
Halep'in Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerini içine alan çatışmalar her açıdan düşündürücü. SDG, YPG yanlış üstüne yanlış yapmıştır. Halep oradaysa arşının Şam'da olduğu netleşmiştir.
Trump ise ayaküstü bunları satmıştır. Şu gerçeği tekrar vurgulamakta yarar olacaktır, PKK'nın örgütsel varlığı feshedilmiş, silahlar bırakılmıştır. Bu terör örgütünün uzantısı olan SDG ve YPG'nin de akıbeti aynı olmalıdır. Bizim için yegane geçerli olan İmralı'nın 27 Şubat çağrısı, barışa ve kucaklaşmaya davettir. Üstelik terör örgütünün bütün yapılarını bağlamaktadır., olması da mümkün değildir. Görünen gerçek şöyledir; Özellikle Mazlum Abdi isimli terörist, siyonizmin yandaşıdır, İsrail'in kuklasıdır, PKK'nın kurucu önderliğine saygısızca sadakatsizdir.
Hiç kimse DEM Parti Halep'te Kürt kardeşlerimize saldırıldığını söylemez, söyleyemez. Kürt kardeşlerimizin kanı bizim kanımızdır, acısı bizim acımızdır. Sivilleri canlı kalkan yapan, onları ölüme sürükleyen SDG ve YPG'dir.
DEM Parti’ye tepki: Üzücü ve sorunlu bir dil
DEM Parti yetkililerinin 'Türkiye'yi uyarıyoruz' diye başlayan açıklamaları çok üzücü ve sorunlu bir dildir. Terörsüz Türkiye'nin gerçekleştiği süreçte her türlü fedakarlık yapılıyorken, Halep gerekçesiyle sokaklara dökülmek, sivri dile takılmak hiç kimseye bir şey kazandırmayacaktır.
Muhatap PKK’nin kurucu önderidir
İsrail'in güdümündeki terör örgütüyle pazarlık nasıl olacaktır? Türkiye Cumhuriyeti böyle bir zillete nasıl onay verecektir? Muhatap PKK'nın kurucu önderinden başkası değildir. DEM Parti'nin eski hastalıkların zaman zaman nüksetmesinin sorumluluk ahlakıyla çatışacağını düşünüyorum. Bu haliyle Türkiye'ye parmak sallaması mahzur görülemeyecektir."