Cumhurbaşkanı Kararı’yla 23 ilde bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı

Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı’yla 23 ilde bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı.

Türkiye’de orman alanlarının parça parça sınır dışına çıkarılması uygulamasına bir yenisi daha eklendi. 19 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11346 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’yla 23 ilde bulunan bazı alanların orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verildi. Karar, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun Ek 16’ncı maddesi kapsamında alındı.

Karara ekli kroki ve alan cetvelleri üzerinden yapılan hesaplamaya göre, toplam 935 bin 919,63 metrekare alan orman sınırları dışına çıkarıldı. Bu rakam yaklaşık 936 bin metrekareye, başka bir ifadeyle 93,6 hektara karşılık geliyor.

23 İLDE ORMAN ALANLARI SINIR DIŞINA ÇIKARILDI

Karar; Artvin, Aydın, Balıkesir, Bingöl, Bursa, Denizli, Elazığ, Gümüşhane, Karabük, Kocaeli, Kütahya, Malatya, Mersin, Muğla, Rize, Sakarya, Samsun, Sinop, Şanlıurfa, Tokat, Trabzon, Uşak ve Zonguldak’taki bazı alanları kapsıyor.

Resmî Gazete’de yayımlanan eklerde, söz konusu alanlara ilişkin kroki, koordinat ve hesap alan bilgileri yer aldı. Kararla birlikte farklı büyüklüklerdeki çok sayıda parselin orman sınırları dışına çıkarıldığı görüldü.

BİR GECEDE ORMANLAR ARSA OLMAYA DEVAM EDİYOR

Karar, daha önce de sık sık tartışma konusu olan “orman sınırları dışına çıkarma” uygulamasını yeniden gündeme taşıdı. Çevre ve ormancılık alanındaki uzmanlar, bu tür kararların yalnızca teknik bir sınır düzeltmesi olarak görülemeyeceğini; orman alanlarının zaman içinde yapılaşma, madencilik, enerji, turizm ve ulaşım baskısına açık hale gelmesi riskini büyüttüğünü belirtiyor.

Ormancılık meslek çevreleri, 6831 sayılı Orman Kanunu’na 2018’de eklenen Ek 16’ncı maddenin büyük tartışma yarattığını, düzenlemenin “orman niteliğini tam olarak kaybetmiş alanların” orman sınırları dışına çıkarılmasına kapı araladığını ve Anayasa’nın ormanları koruyan hükümleri bakımından ciddi itirazlara konu olduğunu daha önce dile getirmişti.

UZMANLARDAN “YEŞİL ALARM”: İŞGALLER MEŞRULAŞTIRILIYOR

Daha önce yapılan değerlendirmelerde, orman dışına çıkarma kararlarının fiili işgal ve tahribatların sonradan yasal zemine kavuşturulması sonucunu doğurabileceği uyarısı yapılmıştı. Doğa savunucuları da benzer kararların ormanlık alanları yapılaşmaya açabileceğini ve yeni işgalleri teşvik edebileceğini belirtmişti.

Akademik değerlendirmelerde de orman sınırları dışına çıkarma uygulamalarının Türkiye’de uzun yıllardır tarım, hayvancılık, yerleşim ve farklı kullanım baskılarıyla iç içe geliştiği; yasal değişikliklerle bu kavramın zaman içinde farklı içerikler kazandığı vurgulanıyor.

ORMAN BÜTÜNLÜĞÜ PARÇALANIYOR

Uzmanlara göre orman alanları yalnızca ağaç topluluklarından ibaret değil. Bu alanlar; su kaynaklarının korunması, erozyonun önlenmesi, biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi, karbon yutak kapasitesi ve iklim kriziyle mücadele açısından kritik öneme sahip.

Bu nedenle küçük parseller halinde yapılan sınır dışına çıkarma işlemleri bile, toplamda orman bütünlüğünü zayıflatan bir etki yaratabiliyor. Orman ekosistemlerinin parçalanması, hem yangın riskini hem de yerleşim ve rant baskısını artıran süreçleri beraberinde getiriyor.

MİLLİ SERVETİ İNŞAAT BASKISI YUTUYOR

Türkiye’nin birçok bölgesinde orman alanlarının turizm, konut, enerji, maden ve ulaşım projeleriyle baskı altında olduğu biliniyor. Resmî Gazete kararlarıyla yapılan sınır dışına çıkarma işlemleri ise “orman vasfını yitirmiş alan” gerekçesiyle açıklansa da, uzmanlar bu sürecin sık tekrarlanmasının orman koruma rejimini zayıflattığını savunuyor.

Son karar da bu nedenle yalnızca 936 bin metrekarelik teknik bir düzenleme olarak değil, Türkiye’nin orman varlığı üzerinde giderek artan baskının yeni bir halkası olarak değerlendiriliyor.

GÖZLER UYGULAMANIN SONUCUNDA

Kararın ardından söz konusu alanların hangi amaçlarla kullanılacağı, yapılaşmaya açılıp açılmayacağı ve yerlerine yeni orman alanı tahsisi yapılıp yapılmayacağı merak konusu oldu.

Uzmanlara göre asıl kritik soru, orman sınırları dışına çıkarılan alanların kamu yararı doğrultusunda mı değerlendirileceği, yoksa yeni imar ve rant süreçlerinin kapısını mı aralayacağı. Bu nedenle kararın yalnızca Resmî Gazete’de yayımlanması değil, uygulama aşamasının da kamuoyu tarafından yakından izlenmesi gerektiği belirtiliyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri