Türkiye’de kış ayları yaklaşırken doğal gaz ve elektrik faturalarına yönelik zam beklentisi gündeme geldi. Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ’nin (BOTAŞ) sermayesinin 200 milyar TL’den 350 milyar TL’ye çıkarılması, artan enerji tedarik maliyetleriyle birlikte değerlendiriliyor. Kış aylarında ısınma ihtiyacının artmasıyla hane bütçelerinde enerji giderleri önemli bir yer tutarken, olası fiyat artışı vatandaşlara ek bir maliyet yükleyecek.
İthalat maliyetleri yükseliyor
Türkiye, yıllık 55-60 milyar metreküp seviyesindeki doğal gaz tüketiminin önemli bölümünü ithalat yoluyla karşılıyor. Rusya ve Azerbaycan’dan boru hatlarıyla alınan gazın yanı sıra sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) da tedarikte önemli rol oynuyor. Avrupa doğal gaz piyasasında gösterge kabul edilen TTF fiyatları ile petrol fiyatlarındaki yükselişin ithalat maliyetlerini artırabileceği belirtiliyor. Kışın tüketimin artması ve daha fazla LNG ihtiyacı doğması da maliyetler üzerinde baskı oluşturabilecek etkenler arasında gösteriliyor.
BOTAŞ’ın sermayesi 350 milyar TL’ye çıkarıldı
Enerji uzmanlarının değerlendirmelerine göre, ithalat maliyetleri yükselirken iç piyasadaki doğal gaz satış fiyatlarının aynı oranda artırılmaması BOTAŞ üzerindeki mali baskıyı artırıyor. Konutlarda uygulanan sübvansiyonların da bu tabloda etkili olduğu ifade ediliyor. Şirketin sermayesinin 200 milyar TL’den 350 milyar TL’ye çıkarılması, artan maliyetlerin gündemde olduğu bir dönemde gerçekleşti. Sermaye artışı tek başına tüketici tarifelerine zam yapılacağı anlamına gelmezken, uzmanlar zammın önümüzdeki günlerde kaçınılmaz olacağını belirtiyor.
2027 için yüzde 21’e yakın artış beklentisi
Enerji uzmanları, 2027 yılı için belirlenen yüzde 21’lik enflasyon hedefinden hareketle doğal gaz ve elektrik tarifelerinde bu orana yakın bir artışın gündeme gelebileceğini değerlendiriyor. Konutlarda kademeli tarife uygulamasının da faturalar üzerindeki etkisi tartışılıyor.
Yüzde 21’lik zam gerçekleşirse, kademeli tarife üzerinden Diyarbakır’daki abonelerin ödeyeceği faturalara da yansıtılacak.