Süleymancılar cemaatinin lideri Alihan Kuriş'e yönelik suç örgütü soruşturması kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nda ifade veren eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, yaklaşık 3,5 saatlik ifade işleminin ardından yurt dışı çıkış yasağı adli kontrolle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Başsavcılığın, Şahin hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 220/7. maddesi kapsamında “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” ve 283/1. maddesi kapsamında “suçluyu kayırma” suçlarından, “yurt dışına çıkış yasağı” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasını talep ettiği öğrenildi.
Şahin, adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Mahkeme Şahin'in yurt dışına çıkış yasağıyla serbest bırakılmasına karar verdi. Şahin'in avukatları adli kontrol kararına itiraz edecek.
KİLİT NOKTA: ŞAHİN ADINA TAHSİSLİ ARAÇ
Soruşturma kapsamında Şahin adına tahsisli araçların kimler tarafından, hangi dönemlerde ve hangi amaçlarla kullanıldığına ilişkin kayıtlar mercek altına alındı. Bu kapsamda Ömür Yücel’in beyanları, trafik kontrol kayıtları ve Belarus bağlantılı temasların diğer delillerle birlikte değerlendirildiği öğrenildi.
Şahin adına tahsisli araçlardan biri, soruşturmanın kilit isimlerinden olduğu belirtilen firari şüpheli Hilmi Tuna Kuriş’in kaçırılması olayında kullanılmıştı.
Şahin, ifadesinde söz konusu aracı en son haziran ayında kullandığını, sonrasında kim tarafından kullanıldığını bilmediğini savundu.
YILLIK KİRA BEDELİ BİN LİRA
Savcılık sorgusunda araçlardan birine ilişkin kira sözleşmesi de gündeme geldi. Şahin, otomobili Mehmet Özmen’in şirketinden 25 Aralık 2025’te kiraladığını ve sözleşmede yıllık kira bedelinin 1000 lira olarak belirlendiğini söyledi.
Şahin’in avukatı ise bu bedelin “sembolik” olduğunu, noter işlemleri nedeniyle sözleşmede bu şekilde yer aldığını belirtti.
Savcılığın Şahin’e yönelttiği soruların önemli bölümünü 34 SL 313 plakalı Volvo S90 oluşturdu. Soruşturma dosyasına göre firari şüpheli Hilmi Tuna Kuriş ile yine firari şüpheli Erhan Yılmaz, 21 Ağustos 2026’da Muğla’da söz konusu araçta yakalandı. Aracı Mehmet Özmen’in kullandığı belirtildi.
Savcılık kayıtlarında aracın, Mehmet Özmen’in sahibi ve genel müdürü olduğu SAN Sistem Lojistik Bilişim İletişim Güvenlik Sistemleri Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğu, plakasının ise 17 Aralık 2025 ile 17 Aralık 2030 tarihleri arasında İdris Naim Şahin adına tahsis edildiği yer aldı.
Şahin, aracı kiraladığını kabul ederek, “Bu aracı en son haziran ayı içerisinde kullandım. Sonrasında kimin kullandığını bilmiyorum” dedi. Eski bakan olması nedeniyle dört araç için tahsis hakkı bulunduğunu belirten Şahin’e, 34 SL 313, 34 S 7815, 34 RM 8677, 34 EMT 156 ve 34 MES 340 plakalı araçlar hakkında ayrı ayrı sorular yöneltildi.
Şahin, bazı araçları hatırlamadığını, kiralama işlemlerinin büyük bölümünün eski danışmanı Ömür Yücel tarafından organize edildiğini ifade etti. Şahin, “Adıma tahsisli araçları ben kullanırım fakat benim kullanımımda olmadığı dönemlerde kimin kullandığını bilmiyorum” dedi.
BELARUS HEYETİ, ÇAKARLI ARAÇ VE BODRUM KAZASI
Şahin’in anlatımına göre 34 EMT 156 plakalı araç Bodrum’da kaza yaptı. Bunun üzerine Belarus’tan gelen misafirlerin mağdur olmaması için 34 S 7815 plakalı başka bir Audi Q7 temin edildi.
Araçların kiralanması ve Belaruslu misafirlerin ağırlanması süreçlerini eski danışmanı Ömür Yücel’in yürüttüğünü söyleyen Şahin’in bu beyanlarına karşılık, Yücel’in soruşturma dosyasındaki anlatımında daha ayrıntılı bilgiler yer aldı.
Yücel, 34 EMT 156 plakalı aracın İstanbul’da Kemal Özmen’den teslim alındığını anlattı. Aracın Belarus Cumhurbaşkanı’nın oğlu ve beraberindeki öncü koruma ekibiyle Bodrum’a götürüldüğünü, araçtaki çakar tertibatının sökülerek heyete bırakıldığını ve aracın daha sonra kaza yaptığını söyledi.
FUHUŞ VE ŞANTAJ İHBARI İÇİN 'BİLMİYORUM' DEDİ
Savcılık, Şahin’e 14 Eylül 2011’de İstanbul Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne yapılan bir ihbarı da sordu. Söz konusu ihbarda, Süleyman Hilmi Kalcı’nın Belarus’tan kadınları Türkiye’ye getirerek fuhuş organizasyonlarında kullandığı, bürokratları gizli kamerayla görüntüleyip şantaj yaptığı ve bazı kamu ihalelerinin bu yöntemle yönlendirildiği iddia ediliyordu.
İhbarda ayrıca Mehmet Özmen’in “getir götür işlerini”, Nevzat Büküm’ün ise elektronik şirketlerinin ihale işlerini yürüttüğü öne sürülmüştü.
İhbarın yapıldığı dönemde İçişleri Bakanı olan Şahin, söz konusu iddialara ilişkin herhangi bir bilgi veya duyumunun olmadığını söyledi. Ancak ihbarda adı geçen Süleyman Hilmi Kalcı, Mehmet Özmen ve Nevzat Büküm’ü tanıdığını belirtti.
"2019’A KADAR GÖRÜŞTÜK"
Şahin, Süleyman Hilmi Kalcı’yı Belarus’ta yaşayan ve telefon bayiliği yapan bir kişi olarak tanımladı. Kalcı’nın Belarus’taki siyasi çevrelerle bağlantıları bulunduğunu bildiğini söyleyen Şahin, 2011-2019 yılları arasında kendisiyle irtibatının olduğunu, son görüşmelerinin ise 2019’da gerçekleştiğini anlattı.
Kalcı’nın Belarus’tan kadın getirerek fuhuş yaptırdığı yönündeki iddialardan haberdar olmadığını savunan Şahin, Mehmet Özmen’i de İstanbul milletvekilliği döneminden tanıdığını ifade etti. Şahin, Özmen’in çocukluk döneminde Kuriş yapılanmasıyla bağlantılı olduğunu söylediği cemaatin kurslarında eğitim gördüğüne ilişkin bilgisinin bulunduğunu da dile getirdi.
Operasyonun başlamasının ardından Ömür Yücel’i aradığını söyleyen Şahin, Özmen’in bu geçmişini hatırlatarak protesto eylemlerine katılmaması konusunda uyarılmasını istediğini belirtti.
YÜCEL “ŞAHİN’İN BİLGİSİ DAHİLİNDE” DEDİ, ŞAHİN REDDETTİ
Soruşturmada Şahin ile eski danışmanı Ömür Yücel’in ifadeleri arasındaki farklılıklar da dikkat çekti. Yücel’in telefonunda yapılan incelemede Belarus’taki Türk Konsolosluğu ile bazı yabancı uyruklu kişilerin vize işlemlerine ilişkin yazışmalar bulunduğu belirtildi.
Yücel, Fatıma Ovezova, Gulsum Ovezova ve Gulnara Bahımora isimli üç kişinin Türkiye’ye giriş vizesi alması için yapılan girişimlerin Şahin’in bilgisi dahilinde olduğunu söyledi.
Yücel ayrıca Arte Fatih Saladuka isimli kişinin denklik işlemleri konusunda da Şahin’in bilgisi dahilinde girişimde bulunduğunu ifade etti.
Şahin ise eski danışmanının bu yöndeki beyanlarını kabul etmedi. “Ömür Yücel isimli şahsa bu konuda herhangi bir talimat vermedim. Bunlardan benim kesinlikle bilgim ve haberim yoktur. İlk defa şu anda bunları duydum” diyen Şahin, Yücel’le herhangi bir husumeti bulunmadığını belirterek eski danışmanının neden bu yönde ifade verdiğini anlayamadığını söyledi.
“NEDEN ALEYHİMDE İFADE VERDİĞİNİ ANLAMIYORUM”
Savcılık, Yücel’in Şahin hakkında verdiği bir başka ifadeyi de gündeme getirdi. Yücel, “Alex” olarak bilinen Süleyman Hilmi Kalcı’nın kendisiyle irtibata geçerek basına yansıyan çakarlı araçla ilgili olarak aracın İdris Naim Şahin’den izinsiz kullanıldığının söylenmesini istediğini ileri sürmüştü. Şahin ise Kalcı’yla 2019’dan bu yana doğrudan irtibatının bulunmadığını savundu.
Bununla birlikte Şahin, Ömür Yücel’in Kalcı ile iletişim kurduğunu bildiğini, Yücel’in zaman zaman Kalcı’dan kendisine selam getirdiğini söyledi.
“ARAÇLAR BİLGİM DIŞINDA KULLANILDI”
Şahin, ifadesinin sonunda hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Adına tahsis edilen araçların kendi bilgisi dışında ve tahsis amacı dışında kullanılmasının “güveni kötüye kullanma” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunan Şahin, bu konuda suç duyurusunda bulunduğunu ve araçların tahsislerini iptal ettirdiğini belirtti.
Eski danışmanı Ömür Yücel’in yabancı uyruklu kadınların vize işlemlerine yardımcı olduğuna ilişkin beyanlarına da değinen Şahin, bu işlemlerin kendi talimatıyla yapılmadığını söyledi. Şahin, “Kadınları benim adıma tahsisli araçla alıp fuhuşta kullandı ise de araçların bu amaçla kullanımı benim bilgim dışındadır” ifadelerini kullandı.
Firari şüpheli Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz’ın kendisi adına tahsisli araçta yakalanması konusunda da herhangi bir bilgisinin bulunmadığını savunan Şahin, hakkındaki suçlamaları reddetti.