Ey KOÇ

Ey KOÇ

İlk olarak Hayvancılık Genel Müdürüne seslenmek istiyorum: Bu Koç’ların bu şekilde ulu orta konuşmalarına neden izin veriyorsunuz!

Tenzih ederim, niyetim doğadaki o masum dilsiz dostlarımızı aşağılamak değil. Ama lafın gelişi işte; bir iş insanı zenginliğine, gücüne, her şeyi yapabilme özgürlüğüne ve ağzında altın kaşıkla doğmuş olmanın verdiği o şımarık cürete güvenince, nerede ne konuşacağını, nerede duracağını bilemeyebiliyor.

Normalde kelimelerimi tartar, objektif ve ölçülü bir dille yazarım. Böyle keskin bir üslup bana da hoş gelmiyor. Ama inanın, karşıdaki zihniyet tam olarak bu dilden anlıyor ve fazlasıyla bunu hak ediyor.

Sadece bu şahsa değil, temsil ettiği o köhne zihniyete kızıyorum. Bakmayın bugün herkesin ekranlarda tepki gösterdiğine. Düne kadar çok daha beterlerini yapanlar yine bunlardı. Bunlar kuzuyu yemek için, tilki ile plan yapıp, kurtla birlikte öldürüp çobanla yas tutan zihniyetler.

Kendi yaşam tarzları ve ahlak kalıpları bu olduğu için, herkesi de öyle sanıyorlar. Kişi kendinden bilir işi sözünü asla unutmamak gerekiyor. Halbuki Kürt kadınlarının muhafazakâr yapısını, geleneklerine sarsılmaz bağlılığını ve ahlaki tutumlarındaki o yüksek hassasiyeti bilseler, bu kelimeleri ağızlarına alırken yüzleri kızarır, hicap ederlerdi. Ama bilmeye ne gerek var? Gittikleri elit ortamlarda, böyle aşağılayıcı fıkralarla etrafındaki zihin yoksullarını güldürerek eğlenmeyi huy edinmişler. Sonuçta “zengin adamın esprisi her zaman komiktir” algısı var. Ne anlatsam gülecekler diye düşünüyor, o da içindeki pisliği dışarı akıtarak etrafı güldürüyor.

Hayır, ortada bir espri var desen komik değil. Kadını aşağılamak var, insanı aşağılamak var, kadim bir milleti aşağılamak var. İşin acı tarafı, bulunduğu ortamda kadınlar da var ama bir tanesi bile cesaret edip çıkıp diyemiyor: “Yahu keçi misin, koç musun, hangi hayvansan... Bak bu yaptığın espri komik değil, bu düpedüz milleti aşağılamaktır!”

Eskilerin çok güzel bir lafı vardır: Heybendeki altınlar ağırlaştıkça, başındaki aklın ve edebin hafiflermiş. O bahsettiğin, diline doladığın kadınlar; ahlakının zekatının zerresini verse senin yedi sülalene yeter de artar.

Zaten ne zaman ülkede bir barış ortamı filizlense, bir huzur gelse, böyle bir gafil çıkıp ortamı rezil ediyor. Yoksa bu meselenin özünde Kürt-Türk meselesi olduğunu düşünmüyorum.

Kim ne yapar bilmem ama ben bu saatten sonra onlara ait olan her ürünü boykot edeceğim. İlk olarak da o boynuzlarını simge yaptıkları bankalarının verdiği kredi kartını kırmakla başlayacağım.

Bu milletin parası ile zengin olup, milletin yaşadığı bölgelere yüzyıldır 1 kuruş yatırım yapmayan; ama yüzyıldır bu milletin sırtından zenginliğine zengin katan bu zihniyeti esefle kınıyorum.

Üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğü işlemeli ve kime ne ceza veriliyorsa bu kişiye ve etrafında kahkaha atanlara da aynı cezalar verilmelidir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazar Yazıları Haberleri