İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Şırnak'ta düzenlenen programda yaptığı konuşmada, "Bizim Şırnak'ımızın dağları, tepeleri çok daha özel, çok daha kıymetli. O yüzden bu yolun dönüşü yok diyorum. O yüzden bu adımı attık, bir daha geri dönmeyeceğiz diyorum. Kim hata yaparsa, kim yanlış yaparsa bunun altında kalır" dedi.
İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün destekleriyle ve Geleceğe Işık Saçan Şırnak Kadın Derneği’nin ev sahipliğinde ‘Şehit ailelerimiz ve Gazilerimize Terörsüz Türkiye Yolunda Omuz Omuza’ programı düzenlendi. Şırnak Öğretmenevinde düzenlenen programa İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Vali Birol Ekici, Geleceğe Işık Saçan Kadın Derneği Başkanı ve İçişleri Bakanlığı Bakan Müşaviri Hatice Atan, Belediye Başkanı Mehmet Yarka, şehit aileleri ve gaziler katıldı.
Kuran-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda konuşmacılar, terörle mücadele, bölgesel kalkınma ve toplumsal birliktelik mesajları verdi.
BÜLENT TURAN: "BU YOLUN DÖNÜŞÜ YOK"
İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye'mizin 81 ili bugün burada. 81 ilimizden şehit yakınımız, gazimiz burada. Ev sahibimiz Şırnak'ımızın birçok kanat önderi, muhtarı, yöneticisi burada. Yani Tabiri caizse Türk'ün özeti bugün burada. Terörle ilgili, şehitlerle ilgili, gazilerimizle ilgili herkes konuşabilir. Televizyonlarda herkes tırnak içerisinde terör uzmanı. Herkes program yapımcısı, yazı yazar, makale yazar. Ama terörle ilgili konuşacak ilk insan bu salondakilerdi. Yüreği yanan acı çekmiş, evladını, eşini, büyüğünü vermiş insanlardan daha çok konuşma hakkına sebep olan hiçbir insan yok. O yüzden bugün biz Türkiye'ye Şırnak'tan 81 ilden haykırıyoruz. Sizlerin duruşu, sizlerin metaneti, sizlerin acınızı bastırması çok kıymetli. Herkes konuşabilir ama sizlerin konuşması çok özel, çok kıymetli.
Terör sadece Türkiye'nin meselesi değil. Dünyanın farklı yerlerinde çok farklı terör gündemleri oldu. İngiltere'de ETA'yla, İspanya'da İra’yla, aynı şekilde Kolombiya'da, Finlandiya'da, Endonezya'da benzer süreçler yaşandı. Fakat hiçbirinin maliyeti bu kadar fazla olmadı. 40 yıldan beri, 48 yıldan beri bu topraklar terörü konuşuyoruz. Kardeş kavgası konuşuyoruz. Her mesele çözülür, her konu değerlendirilir. 48 senedir çözülmeyen ne olabilir Allah aşkına. Kolay değil farkındayız. Herkesin acısı var. her evde bir acımız var. Türkiye’nin her şehrinde acımız var. Kolay değil, farkındayız. Herkesin acısı var. Şırnak'ta hanginizin derdi yok? Evladı şehit olan, dağa kaçırılan, ekonomisi bozulan, evi yıkılan kim kalmadı ki? Her evde bir acımız var. Türkiye'nin her şeye ihtiyacımız var. Ama altını çiziyorum. İngiliz'in, İspanyol'un yaptığını biz niye yapmayalım? Biz niye daha özgüvenle, özel bir çalışmayla, örnek çalışmayla en iyisini yapmayalım? Biz biliyoruz ki bu büyük bedeli artık bitmesi lazım Mesele ETA tüm eylemlerinde toplamda 829 kişi öldü. Yine aynı şekilde İrlanda'da kurulan İran'ın eylemlerinde 1.800 kişi öldü. Biz de 40.000'lerden bahsediyoruz. Maalesef Türkiye'mizde yıllarca Sivas'ın ötesi diye bir ifade kullandık. Biz Şırnak deyince arkasından terör bölgesi ifadesini üzülerek duyduk. Oysa Türkiye'mizin herkese yediği aşı var, ekmeği var. Bu huzur hepimizi kuşandığında bambaşka bir süreci yaşayabiliriz. İspanya’nın, İngiltere’nin dağlarında, tepesinde Alp dağlarında sığınaklar, mağaralar oldu mu? Onların çocuklarına doktor olmak, mühendis olmak, sanatçı olmak düştü. Bizim evlatlarımıza şehit olmak, gazi olmak kaldı. Bu işin arkasında kim varsa, hangi anlayışlar, ülkeler varsa Türkiye'nin beraberliği bunu bozmaya da muktedirdir. Türkiye bunu aşmayada mecburdur. En kıymetli destek şehit ailelerimizin ve gazilerimizin desteğidir. O yüzden bugün koşarak Şırnak’a geldik. Gün yumrukları sıkma günü değil. Gün artık acıyı bitirme günüdür. Gün artık bu meseleyi halletme iradesini ortaya koyma anlayışıdır. Gün dünü değil yarını konuşma mecburiyetidir. Sayın Bahçeli'nin daveti çok kıymetli, güçlü liderliğiyle Cumhurbaşkanımızın konuya sahiplenmesi Türkiye'de bir başka süreci başlattı. Zorlukları var, kolay değil. Alışkanlıkların, sosyolojik travmaların açılması kolay değil. Yasal süreçleri olacak. Entegrasyon süreçleri olacak. Barışma, kardeşlik, inşaa süreçleri olacak. Hiç kolay değil. Ama kararlıyız. Bu bir el uzatmaysa bu eli iyi sıkmalı. Bu bir el uzatmaysa bu süreç iyi değerlendirilmeli. Bir daha bu bölgede tekrar kanın, gözyaşının, terörün olduğu dönemleri düşünmek bile istemiyoruz. Bizim Şırnak'ımızın Dağlar, tepeleri çok daha özel, çok daha kıymetli. O yüzden bu yolun dönüşü yok diyorum. O yüzden bu adımı attık, bir daha geri dönmeyeceğiz diyorum. Kim hata yaparsa, kim yanlış yaparsa bunun altında kalır. Dil silahtan daha etkili bir silahtır. Dil silahtan daha bedel öğreten bir araçtır. O yüzden herkesin diline dikkat etmesi En hassas dönemi geçirmek için önemli diye düşünüyorum. 2 yıldan beri bir tek şehit haberi Gazi haberi gelmemişse bundan daha büyük bir nimet olmaz diye düşünüyoruz. 170 bin öğrencimiz var Şırnak'ta. Bu gençlere bırakılacak olan en büyük miras tarla, toprak değildir. En büyük miras huzurlu Sorunsuz, ekonomik olarak, demokratik olarak güçlenmiş terörist bir Türkiye'dir. Terör örgütü kendisiyle, hatırasıyla, geçmişiyle muhasebe yapmadan bu milletin kardeşliğine omuz veremez. Herkes aynaya bakacak. Herkes yaptığı hatayla yüzleşecek ve Türkiye'de bir daha bu sayfanın açılmaması üzerine adım atacak. Ama devlet zaten devlet olmadan geri olarak güvenlikle ilgili hiçbir zaafı kabul edemez. Emniyetimiz, jandarmamız, askerimiz kendine düşen ne varsa tedbir almak, yanlış yapma ihtimali onlara karşı dik durmak, her türlü riski göğüslemek zorunda. Ama herkes dersini alır, yola devam ederse, iyi niyetli adım atarsa biz Şırnak'ın Gabar’ında petrol çıkarmaya, Cudi'de festival yapmaya devam ederiz. Biz kavga değil, barış isteyen insanlarız. Dört tarafımızda ateş çemberi var. Kardeş olmaktan başka, omuz omuza olmaktan aynı bayrak altında huzurla oturmaktan başka yolumuz yok. Gidecek başka kapımız da yok. Biz bu millet evlatlarıyız. 86 milyon bu ülkede doğduk, bu ülkede öleceğiz. Önceden Gabar deyince hepinizin aklına gelen şey terördü. Gabar deyince aklımıza gelen kavgaydı, gerginlikti. Ama bugün Gabar'da çok farklı ekonomik imkanların olduğu Türkiye'de Çıkarılan petrolün neredeyse yarısının çıkarıldığı bir tesisin hep beraber şahidi olduk. Gabar'daki petrolde 3.200 kişi çalışıyor. Çevre yolları, bağlantı yolları 550 km'yi bulmuş. Sırf Gabar petrolü sağlıklı gitsin gelsin arkadaşlarımız diye 550 km yol yapıldı. Türkiye'nin günlük petrol üretimi 135.000 varil. Bunun sadece 81 bin Varili Gabar'dan çıkıyor. Terörsüz Türkiye sürecine sahip çıkacağız. Beraber kardeş olmanın her türlü şartını zorlayacağız. Şırnak'ta bu sürece sahip çıkmayan teröre müzahir terör hatırası olan kim varsa dur demek, akıllı olun demek Yanlış yapmayın demek önce sizin göreviniz. Nasıl ki Sayın Bahçeli, Sayın Erdoğan kendi tabanlarını belki üzme ihtimalini rağmen risk alarak kardeş olmanın kapısını açtı. Bizden o yoldan koşmak düşer, daha büyük heyecanla yürümek düşer. Sizin dik duruşunuz, metalik haliniz, ülkenin genel havasına sahip çıkışınız en büyük referansımız. Size rağmen bir iş yapmayacağız. Şeffaf, açık, anlaşılır süreçler yürüteceğiz. Örgüt silahı bıraktı. Kıymetli bir adam. Buna bağlı dönüşün hızlandırılması için yasal adımlar atacağız. Entegrasyon için, uyumun sağlanması için hep beraber o süreçlerin altını atacağız. İstiyoruz ki şehitlerimizin aileleri, gazilerimizin kendileri ruhuyla, bedeniyle bu sürecin tam yanında olsun. Siz mutluysanız biz mutlu oluruz. Siz evet derseniz biz devam ederiz. Tabii caizse işin sahibi sizlersiniz. Size rağmen bir iş yapmayacağız.”
HATİCE ATAN: "ŞEHİTSİZ BİR TÜRKİYE İÇİN İŞİN ARKASINDAYIZ"
Geleceğe Işık Saçan Kadın Derneği Başkanı Hatice Atan da şunları söyledi:
“Bugün anlamlı bir proje için, kıymetli bir proje için bir aradayız. 'Terörsüz Türkiye Yolunda Omuz Omuza' projemiz İçişleri Bakanlığımız, Sivil Toplum Genel Müdürlüğümüz tarafından desteklenmekte, derneğimizin ev sahipliğinde yapılmakta. Yıllarca bu bölgede biz kadınlar ağladık. Çoğu kadınımız bu topraklarda eşini şehit verdi, çoğu evladını şehit verdi. Yıllarca belki Şırnak hep terörle anıldı ama aslında Şırnak aynen Çanakkale gibi şehitler şehridir, şehitler diyarıdır.
Yarın Cudi'de, Sefine'de, şehitliğimizin önünde önce mesajımızı vereceğiz. Sonra annelerimizle inşallah Sefine'de namaz kılarak dua edeceğiz. Salonda bir annemiz var. Ankara'dayken şu cümleyi kullandı; 'Ben evladımı şehit verdim ama torunumu şehit vermek istemiyorum' dedi. Çok etkilenmiştik. Devlet Bahçeli bir söylemde bulundu. Dünya liderimiz Recep Tayyip Erdoğan da dedi ki: 'Biz terörsüz bir Türkiye diyoruz.' Biz de anneler olarak diyoruz ki şehitsiz bir Türkiye, gazisiz bir Türkiye için bizler de bu işin arkasındayız ve bu mesajı Şırnak'ta vermek istedik. Şehit yakınlarımız dün evladını verdi, bedel ödedi ama bugün diyorlar ki, 'Bir daha şehitler olmasın diye bu işin arkasındayız, biz destek veriyoruz.' Emeği geçen, bizlere huzuru sağlayan ve bugün bütün karanlık sokaklarda hizmet yapabiliyorsak önce Rabb'im şehitlerimizin ruhundan ve dünya liderimiz Recep Tayyip Erdoğan'dan razı olsun.”
VALİ BİROL EKİCİ: "KAZANILAN HUZURLA KALKINMA DESTANI YAZILIYOR"
Şırnak Valisi Birol Ekici ise bölgedeki kalkınma hamlesine değinerek şu konuşmayı gerçekleştirdi:
“80 ilden gelen misafirlerimizi Şehri Nuh'ta ağırlamaktan dolayı son derece mutluyum. Şırnak tabii ki Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlayan terörsüz Türkiye sürecinin en örnek, en model illerinden biri. Bugün Şırnak halkıyla, hükümetimizle birlikte Şırnak modelini oluşturuyoruz. 3.500 gencimiz dağlarda Türkiye'nin en çok petrol üretimini yapan Şırnak'ta 81 bin varil petrolü günlük çıkarıyor. Ovalarda da yine en iyi tahılı, buğdayı, mercimeği, fıstığı hep birlikte üretiyoruz. Yine Şırnak'ın bütün dağlarında da 1 milyon 300 bin küçükbaş hayvanı ve 600 ton balı birlikte üretiyoruz. Bir kalkınma destanı yazılıyor. Terörsüz Türkiye ile birlikte 40 yıldır birbirine pusu kuran insanlar veyahut da karanlığı yaşayan Şırnak bugün aydınlığa ulaşmış ve bereketli hilalin parlayan yıldızı olma yolunda hızla ilerlemektedir. Türkler ve Kürtler 1000 yıldır kardeştir ve bu kardeşlik etrafımızda barışı, güveni ve istikrarı desteklemektedir.”