KUR’ÂN-I KERİM’E GÖRE HZ. NUH VE MÜCADELESİ

KUR’ÂN-I KERİM’E GÖRE HZ. NUH VE MÜCADELESİ

(Günümüze Bakan Yönü Ya da Çıkaracağımız Dersler)

(1)

Malum olduğu üzere Kur’ân-ı Kerim’in çeşitli sure ve ayetlerinde bazı peygamberlerin kıssalarına yer verilmektedir. Hz. Nûh da (as) bu peygamberlerden biridir. Yirmi dokuz surede Hz. Nûh’un (as) adı geçmekte ve buna bağlı olarak onun hayatıyla ilgili muhtelif bilgiler verilmektedir.

Bu bilgiler, bazı surelerde kısa ve öz tutulmuş, bazı surelerde ise detaylarıyla yer almıştır. Sırasıyla A’râf, Hûd, Mü’minûn, Şu’arâ, Kamer sureleri bu alanda tafsilatlı bilgilere yer verilen surelerdir. En detaylı bilgiler ise Hûd ve Nûh surelerinde yer almaktadır. Diğer surelerde ise Nûh (as) kıssasına bir veya birkaç ayetle değinilmiştir (Mollaibrahimoğlu, 1998, 57).

Konuyla alakalı ilahi mesajlarda Nuh’un (as) hayatı bir plana uyularak önce soyu, doğumu ve yetişmesi, arkasından mesleği, ömrü, vefatı ve şahsiyeti gibi bilgiler teknik bir yaklaşımla verilmiş değildir. Çünkü Kur’ân-ı Kerim, iyi veya kötü bazı insanların hayat hikayelerini anlatan bir biyografik eser değildir. Bilakis o, insanlar için bir rehber ve hidayet kaynağıdır. Buna bağlı olarak bu rehber, dünya ve ahiret saadetini gösteren yollara ve vasıtalara işaret ederek, bu alanda muhtelif vurgulamalar yapar. Kur’ân’da peygamberlerin hayat hikayelerinin tamamı değil, ancak gerekli görülen kısımlara ve pasajlara, ders ve ibret olmak üzere temas edilmiştir (Mollaibrahimoğlu, 1998, 57).

Hz. Nuh bütün peygamberler gibi kavmini beş şeye davet etmiştir. Kur’ân-ı Kerim bunları şu şekilde ifade eder:

İyiliği emrederler,

Kötülüğü yasaklarlar.

İnsanlar için güzel şeyleri helal kılarlar,

Pis şeyleri de haram ederler.

İnsanların omuzlarındaki yüklerini ve boyunlarındaki zincirlerini indirirler.” (A’râf 7/157).

Hz. Nuh (as) da bu mesajları vermiştir. O, öncelikle insanların özgürleşmesini istemiş, bu maksatla önce Allah’a inanmaları gerektiğini vurgulamıştır: “Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin ondan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben, üstünüze gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum.” (A’râf, 7/59). Dikkat edilirse burada Hz. Nuh kavmine “Allah’a iman ediniz!” yerine “Allah’a kulluk ediniz” diyor. Bunun sebebi şudur: Vahiy dininde Allah’a iman, felsefi düşüncelere inanmada olduğu gibi soyut bir düşünmeyi ifade etmez. Vahye dayalı dinlerde Allah’a iman, bunun hayata tatbik edilmesini de ifade eder. Her zaman imanın teorik boyutuna ek olarak pratik boyutu da vardır. İbadet etmeksizin Allah'a inanmanın bir anlamı yoktur. (Yılmaz, 1999, 21).

İmanın ispatı ibadettir, ibadetin hayata yansıması da güzel ahlaktır. Güzel ahlak yoksa ibadetimizde bir sorun vardır. İbadetimiz yoksa imanımızda bir problem var demektir.

Şimdi Hz. Nuh’un mücadelesine bakacak olursak; acaba oradan ne dersler çıkarabiliriz?

Rivayetlere göre Hz. Âdem’den (as) yaklaşık bin yıl sonra kavmine peygamber olarak gönderilen Hz. Nuh (as) kavmi arasında 950 yıl kadar yaşamıştır.

Düşünebiliyor musunuz 950 yıllık bir görev!

Hz. Nuh, Hz. Âdem ile başlayıp Hz. Muhammed (sas) ile son bulan peygamberler zincirinin önemli bir halkası olup, “ülu’l-azm” (azim sahibi) peygamberlerdendir. Azim sahibi ne demek?

Ahzâb suresinde (33/7) peygamberlerden ağır taahhüt (mîsâk) alındığı belirtildikten sonra onlardan özellikle Hz. Muhammed, Nûh, İbrâhim, Mûsâ ve Îsâ’nın (aleyhimüsselam) zikredilmesine dayanan âlimler, ülü’l-azm peygamberlerin bunlardan ibaret olduğunu söylemiştir. Peygamberler içinde manevi protokolde en önde olan beş kişi.

Hz. Nuh uzun yıllar boyunca insanlara Allah’ın dinini tebliğ etmiş, büyük bir sabır ve metanetle insanları tevhide davet etmiştir. İnsanların Allah’a ve O’nun emirlerine itaat etmeleri için bütün gücünü sarf etmiş, onları ikna etmek için her yolu denemiştir. Bu sebeple gece-gündüz, gizli-açık her zaman ve her zeminde insanları hakka çağırmıştır.

Nuh suresinde Hz. Nuh’un kavmine yaptığı tebliğden şöyle haber verilir: “Gerçekten biz Nuh’u kavmine gönderdik. ‘Kendilerine elem verici bir azap gelmeden önce kavmini uyar’ diye. Dedi ki: Ey kavmim, muhakkak ki ben, sizi apaçık uyaran bir peygamberim. Allah’a kulluk edin. O'ndan korkun, bana da itaat edin. Ta ki, (Allah), sizin günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın, sizi, mukadder bir müddete kadar bekletsin. Şüphe yok ki Allah'ın tayin ettiği müddet gelince, o, geri bırakılmaz. Keşke bilseydiniz” (Nûh, 71/1-4).

Onun kavmi kolay bir kavim değildi. Ülü’l-azm olması boşuna değildi. 950 yıllık mücadelesi de.

Nuh (a.s.) Kavmi’nin Özellikleri

  1. Putperest Bir Toplum: Rivayete göre insanlar Hz. Nuh’a kadar tevhid inancıyla yaşamış, putperestlik ilk defa Hz. Nuh’un kavmiyle ortaya çıkmıştır. Kur’ân’a göre ilk din, Hz. Âdem’in getirdiği ilahi din idi. Ancak Hz. Nuh’un kavmi, tevhid inancını bir kenara bırakarak putlara tapmaya başlamıştı. Kur’ân bu putperest toplumun taptıkları en önemli putların adını vermektedir; “Bir de şöyle dediler: Sakın ilahlarınızı bırakmayın. Hele Vedd'i, Suva'ı, Yağus'u, Yeuk'u, Nesr'i asla bırakmayın”. (Nûh, 71/23).
  2. Zalim ve Kötü Bir Toplum: Hz. Nûh’un kavmi hakkı yalanlamış, kötü ve zararlı faaliyetlerde bulunmuştu. Onlar Hz. Nûh’u darp etmeye varan eziyetler yapmış, onu yalanlamış, sapıklıkla itham etmişlerdi. Hakkı yalanlama ve zulüm bir toplumda bulunduğu zaman, o kavim helak edilmeyi hak etmiş demektir. Nitekim Kur’ân şöyle buyurur: “Gerçekten onlar, fena bir kavimdi, bu yüzden topunu birden (suya) gömdük.” (Enbiya, 21/77) Bir diğer ayet onlardan şöyle haber verir. “Onlar çok zalim, çok azgın kimselerin ta kendileriydi.” (en-Necm, 53/52).
  3. Fasık Bir Toplum: Bu günahkâr ve asi toplum, Allah’a ibadet etmeyi bir kenara bırakmış, günahın her türlüsüne bulaşmış ve hak yoldan çıkmış bir hale gelmişti.
  4. Kibirli Bir Toplum: Hz. Nuh’un kavmi şöyle diyordu: Eğer Nuh’un söylediği şeyler önemli olsaydı önce zenginler, bilginler, makam sahibi insanlar inanırlardı. Zira onlara göre sıradan kimselerin inandığı bir dini kabul etmek kendi şeref ve haysiyetlerine uygun değildi. Onlar asıl şerefin alemlerin rabbi olan Allah’a inanmak olduğunu düşünemiyorlardı (Gündoğar, 2013).

İşte Hz. Nuh böyle bir kavme karşı tevhid mücadelesi vermiştir.

(DEVAM EDECEK)

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (4)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Yazar Yazıları Haberleri