Öğretmenin Emeğiyle Yeşerir Fidanlar

Öğretmenin Emeğiyle Yeşerir Fidanlar

2026-2027 Eğitim-öğretim yılının yeniden başladığı şu günlerde, İbnü'l-Cevzî'nin Kitâbu'l-Hamkâ ve'l-Mugaffelîn adlı kitabında karşıma çıkan kısa bir hadiseyi okudum. Basit ve küçük bir olay gibi görünse de taşıdığı anlam ve verdiği mesaj beni oldukça etkiledi.

Özellikle eğitim ve öğretimle meşgul olduğumuz, çocukların ve gençlerin yeniden ders sıralarına oturduğu bu günlerde, bu kısa hadisenin üzerinde durulmaya değer olduğunu düşündüm.

Hadiseye herhangi bir yorum, değerlendirme veya açıklama eklemeden, mümkün olduğunca aslına sadık kalarak tercüme edip okurların istifadesine sunmak istedim. Zira bazen kısa bir hikâye, uzun uzadıya anlatılabilecek bir meseleyi birkaç cümleyle anlatır; bazen de bir kıssa, okuyucunun kendi tecrübesi ve bakış açısıyla farklı anlamlar kazanabilir. Bu nedenle yorumu özellikle okuyucuya bırakıyorum. Belki bir tebessüme, belki bir düşünceye, belki de eğitim mesleğinin incelikleri üzerine küçük bir muhasebeye vesile olur İNŞALLAH.

Hepimizin yeni eğitim-öğretim yılının hayırlı ve bereketli olması temennisiyle.

Muhammed b. Halef’in anlattığına göre:

“Hükümdarlardan birinin saraylarının yanından geçiyordum. Bir de baktım ne göreyim! Bir muallim, bir perdenin arkasında dört ayak üzerinde durmuş, affedersiniz bir köpek canlandırması yaparak öğrencinin ilgisini çekmeye çalışıyordu. Çok merak edip ona baktım. Tam o esnada perdenin arkasından küçük mü küçük bir çocuk ortaya çıktı. Muallim de hemen onu yakalayıverdi.

Muallime gidip:

Bana bu yaptığınızı açıklayın dedim.

Muallim ise şöyle cevap verdi:

Evet, bu küçük çocuk ders çalışmaktan ve terbiye edilmekten hiç mi hiç hoşlanmıyor. Sürekli benden kaçıp içeri saklanıyor ve dışarı çıkmıyor. Onu çağırdığım zaman da hep ağlıyor. Ama çocuğun çok sevdiği bir köpeği var. Ben de ona köpek taklidi yaparak ilgisini çekiyorum. Böylece beni kendi köpeği zannedip dışarı çıkıyor; ben de onu yakalıyorum.

Bu kıssanın temel meramı, çocuğun zaafını ve alışkanlığını bilen öğretmenin, onu yakalamak için alışılmadık bir yöntem kullanmasını mizahi bir şekilde anlatmaktır. Çocuk dersten kaçmakta, öğretmen ise doğrudan zor kullanmak yerine çocuğun sevdiği köpeği bir vasıta ve aldatma yöntemi olarak kullanmaktadır.

Kıssa aynı zamanda çocuğun eğitimden kaçışını ve öğretmenin onu eğitime yöneltmek için gösterdiği çabayı güldürücü bir üslupla ortaya koymaktadır. Buradaki komiklik, öğretmenin çocukla baş edebilmek için sonunda gerçekten bir köpek gibi dört ayak üzerinde durup havlamasına kadar varan bir yönteme başvurmasındadır.

Muzaffer AYKUT

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazar Yazıları Haberleri