ÜAK Başkanlığı’nın 17 Haziran 2026 tarihli yazısında, Avcı’nın doçentlik belgesinin yapılan incelemeler sonucunda geçersiz sayıldığı ve kararın tüm üniversiteler ile Türkiye Noterler Birliği’ne bildirildiği ifade edildi.
Kararın gerekçesinde, Avcı’nın akademik çalışmalarında çok sayıda etik ihlal tespit edildiği belirtilerek, söz konusu durumun akademik mevzuat kapsamında “sahtekârlık” kapsamında değerlendirildiği kaydedildi.
Etik inceleme komisyonu raporunun ardından dosyanın ÜAK Yönetim Kurulu’na sevk edildiği, 5 Haziran 2026 tarihli toplantıda ise doçentlik unvanının “haksız ve usulsüz yollarla elde edildiği” gerekçesiyle oy birliğiyle iptaline karar verildiği aktarıldı.
Kararın ardından, Avcı’nın akademik süreci ve üniversitedeki görevine ilişkin süreçlerin nasıl ilerleyeceği kamuoyunda merak konusu oldu.