Şırnak’ta özellikle Gabar ve çevresinde yoğunlaşan petrol çalışmalarının su kaynakları, tarım alanları, meralar ve kırsal yaşam üzerindeki etkileri Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındı.
DEM Parti Şırnak Milletvekilleri Mehmet Zeki İrmez ile Nevroz Uysal Aslan tarafından TBMM Başkanlığına sunulan önergede, petrol faaliyetlerinin çevresel etkilerinin yanı sıra son dönemde kamuoyuna yansıyan petrol sızıntısı ve su kirliliği iddialarının da kapsamlı biçimde araştırılması istendi.
Petrol üretimindeki artışa dikkat çekildi
Önergenin gerekçesinde, Şırnak’ta petrol, maden ve enerji faaliyetlerinin genişleyen bir alanda sürdürüldüğü belirtilerek, bölgedeki köy, mera, dağ ve su kaynaklarının bulunduğu alanlarda sondaj sahaları, boru hatları, yollar ve tanker trafiğinin arttığı ifade edildi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 6 Ağustos 2026 tarihli açıklamasına da yer verilen önergede, Gabar’daki petrol üretiminin 7 sahaya yayıldığı ve 2021 yılından bu yana 50 milyon varilin üzerinde ham petrol üretildiği belirtildi. Günlük üretimin ise 83 bin 300 varile ulaştığı kaydedildi.
Milletvekilleri, üretimdeki artışın bölgenin su kaynakları, tarım alanları, meralar ve kırsal yaşam üzerindeki etkilerinin de aynı kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Geçmişte yaşanan olaylar önergeye taşındı
Meclis araştırması önergesinde, 2025 ve 2026 yıllarında Şırnak'ın farklı bölgelerinde yaşandığı belirtilen çeşitli olaylara da yer verildi.
Gabar Dağı eteklerindeki bazı köylerde sondaj çalışmalarının ardından doğal kaynak sularında kirlilik ve azalma yaşandığı yönündeki iddiaların yanı sıra, Kızılsu köyünde içme suyuna petrol karıştığı yönündeki vatandaş beyanları örnek gösterildi.
Akçay köyü yakınlarında petrol boru hattında meydana geldiği belirtilen sızıntı, Cizre-Kasrik güzergahındaki ham petrol boru hattında yaşanan ve petrolün Dicle Nehri'ne ulaştığı öne sürülen olay ile Risor bölgesinde çiftçilerin su kaynaklarıyla ilgili talepleri de önergenin gerekçesinde sıralandı.
26 Temmuz 2026'da Kasrik Besta Sor bölgesinde ham petrol taşıyan bir tankerin kaza yapması sonucu petrolün dereye karıştığı yönündeki bilgiler de araştırma talebine konu edildi.
Önergede ayrıca Ağustos ayının ilk günlerinde Akçay köyü yakınlarında bir dereye petrol sızdığı yönündeki vatandaş iddialarının da incelenmesi istendi.
"Bağımsız çevresel denetim yapılmalı"
İrmez ve Uysal Aslan, petrol faaliyetlerinin önemli bölümünün "Geçici Özel Güvenlik Bölgesi" ilan edilen alanlarda yürütüldüğüne dikkat çekerek, bu durumun bölgede bağımsız çevresel inceleme yapılmasını zorlaştırdığı görüşünü dile getirdi.
Önergede, erişim kısıtlamalarının vatandaşların yanı sıra meslek odaları, ekoloji örgütleri, gazeteciler ve bağımsız uzmanların sahada inceleme yapmasına ve numune almasına yönelik engeller oluşturabileceği savunuldu.
Milletvekilleri, petrol sahalarındaki çevresel izleme ve denetim çalışmalarının, numune alma ve temizlik süreçlerinin, ÇED kapsamında verilen taahhütlerin uygulanıp uygulanmadığının ve petrol taşımacılığında alınan güvenlik önlemlerinin araştırılmasını talep etti.
Su kaynakları ve tarım alanlarının etkilenmemesi istendi
Önergenin gerekçesinde, su kaynaklarında meydana gelebilecek kirlilik veya azalmaların yalnızca çevresel bir sorun olmadığı, tarım ve hayvancılıkla geçinen vatandaşların yaşam koşullarını da etkileyebileceği belirtildi.
Bu kapsamda TBMM'de kurulacak bir araştırma mekanizmasıyla Şırnak'taki petrol faaliyetlerinin yeraltı ve yüzey suları, toprak, tarım ve mera alanları, doğal yaşam ve kırsal yerleşimler üzerindeki etkilerinin bütüncül biçimde incelenmesi istendi.
Mehmet Zeki İrmez ve Nevroz Uysal Aslan, Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılması talebinde bulundu.