Şırnak Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Tıbbi Hizmetler ve Teknikler Bölümünde Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Çapuk, bağımlılıkta kişinin sosyal çevresi ve yaşam tarzının önemli olduğunu belirtti.
Çapuk, bağımlılıkla ilgili Şırnak Üniversitesi bünyesinde çeşitli bilimsel araştırmalar yaptıklarını, bu konuda 15 makale yazdığını belirterek, Yeşilay ile çeşitli etkinlikler ve seminerler düzenleyerek öğrencileri ve vatandaşlara bağımlılıkla mücadele konusunda eğitim verdiklerini söyledi.
Bağımlılığın kronik bir hastalık olduğunu ifade eden Çapuk, "Sosyal, psikolojik sorunlara rağmen kişinin o maddeyi kullanmaya devam etmesi, o davranışı sürdürmesi, bırakma isteğine karşı bırakamamasıdır. Bağımlılıkta türleri, alkol, sigara, madde ve davranışsal bağımlılık olarak kategorize edebiliriz. Davranışsal bağımlılık türlerini ise sanal kumar, internet ve sosyal medya bağımlılığı olarak sayabiliriz. Bağımlılıkta kişinin sosyal çevresi, yaşam tarzı çok önemlidir." dedi.
Çapuk, dijitalleşme ile birlikte sanal ortama erişimin artmasının sanal kumar bağımlılığını da artırdığını belirterek, burada yapılması gerekenin kişiyi damgalamadan, suçlamadan, onu bireysel psikolojik terapilere yönlendirmek olduğunu, bunun da motivasyonlu görüşme ve davranış terapileri ile yürütülebileceğini kaydetti.
"Sanal kumar bağımlılığı sadece ekonomik, finansal kayıplara yol açmıyor aynı zamanda aile içi çatışmalara, kavgalara ve eşler arasında boşanmalara yol açabiliyor." diyen Çapuk, buna karşı erken müdahalenin önemli olduğunu, mutlu disipliner çalışma yapılması gerektiğini söyledi.
Çapuk, tüm kurumların işbirliği içeresinde olması gerektiğine işaret ederek, üniversitelerin de bu konuda çeşitli eğitim seminerleri düzenleyerek, bunu desteklemesi gerektiğini belirtti.
Tedavi boyutunda da Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezinin (AMATEM) yataklı destek hizmeti sunduğunu anlatan Çapuk, Yeşilay Danışmanlık Merkezinde (YEDAM) psikolojik terapilerin uygulandığını aktardı.
Çapuk, "Motivasyonlu görüşmeler, davranış terapisiyle kişi bağımlılıktan kurtulabilir. Ailenin ve kişinin tedaviyi kabul etmesi ile bu süreç daha sağlıklı yürütülecektir. İnsan aslında çevresinin ortalamasıdır. Bağımlılıkta çevre, yaşam tarzı ve arkadaş ortamı çok önemli. Genellikle, sigara, alkol ve madde kullanımı arkadaş çevresinde merakla başlıyor. Bu nedenle kişi arkadaş çevresini iyi seçmelidir." diye konuştu.
Bağımlılıktan kurtulmak için kişinin günlük yaşam aktivitelerini de mutlaka çeşitlendirmesi gerektiğini dile getiren Çapuk, fiziksel aktivitelerin, hobilerin, enstrüman eğitiminin, doğa sporlarına yönelmenin kişinin bağımlılıklardan uzak kalması için önemli birer araç olacağını belirtti.
Çapuk, bağımlılığın hem bireyi hem aileyi hem de toplumu etkileyen ciddi bir halk sorunu olduğuna işaret ederek, böyle durumlarda kişinin tedavi merkezlerine yönlendirilmesi gerektiğini, aile kontrolünün de önemli olduğunu söyledi.
Sigaraya başlama yaşının düştüğüne dikkati çeken Çapuk, "Gençler bu konuda anne ve babasını örnek alıyor. Sigara konusunda öğrencileri bilinçlendirme noktasında müfredata bağımlılıkla mücadele eğitimlerini ekledik. Bu anlamda önemli kazanımlar, dönüşler elde ettik." ifadelerini kullandı.
Çapuk, telefon ve internet bağımlılığının da önemli olduğunu dile getirerek, "Ebeveynler küçük yaştaki çocuklarına telefon vererek onları ciddi bir tehlikeye atıyor. İnternet, sosyal medya bağımlılığı küçük çocuklarda radyasyona bağlı beyin hasarlarına, büyüklerde ise gelişmeleri kaçırma korkusuna neden oluyor. Ebeveynler çocuklarını oyun ve aktivitelerle buluşturarak onları internetin zararlı etkilerinden uzak tutabilir. Son yıllarda özellikle gençler arasında elektronik sigara da yaygınlaştı. Elektronik sigarada da nikotin var ve çeşitli kronik hastalıklara, akciğer rahatsızlıklarına yol açtığı bilimsel olarak da tespit edilmiştir. Bu konuda gençlerimizin daha bilinçli olması, sigara gibi elektronik sigaranın da zararlı olduğunu bilmeleri gerekiyor." dedi.