Haritalara bakıldığında "uzak" olarak adlandırılan, yolların kıvrımlarıyla zorlaştığı, bazen altyapının nefesimizi kestiği o coğrafyalar; aslında insanın kendi içine yaptığı yolculuğun en huzurlu duraklarıymış. Beytüşşebap’ı dışarıdan bir gözle, sadece fiziksel imkânlarıyla yargılayanlar, buradaki gerçek zenginliğin toprağın altında değil, insanların yüreğinde saklı olduğunu göremezler.
Benim için Beytüşşebap; asfaltın bittiği, ancak insanlığın başladığı yerdir.
Herkesin "uzak" diye ötelediği, altyapı sorunlarıyla tanımlamaya çalıştığı bu güzel ilçemiz, aslında modern dünyanın kaybettiği o en temel değerlerin,sevginin, saygının ve dayanışmanın kalesi durumunda. Burada insan, bir başkasının yükünü kendi omuzunda hissediyor. Burada yardımlaşmak bir görev değil, bir yaşam biçimi. Öyle bir etkileşim var ki; sokaklarında yürüdüğünüzde her selamın bir hatırı, her çay davetinin bir manası olduğunu anlıyorsunuz.
Bir yıldır bu coğrafyada edindiğim izlenimler bana şunu öğretti: İnsan, konforun olduğu yerde değil, paylaşımın olduğu yerde yaşlanmadan yaşlanabiliyor. Orada öğrendiğim en büyük hakikat ise "paylaşmak" üzerine oldu. Paylaşmak; sadece ekmeği bölüşmek değil, umudu çoğaltmakmış. Beytüşşebaplılar, kısıtlı imkânları nasıl bereketli bir sofraya dönüştüreceklerini, en zor şartlarda bile nasıl gülümseyerek "yok"u nasıl "var" edebileceklerini bana öğrettiler.
Bugün, modern dünyanın insanı yalnızlığa mahkûm eden o kalabalık şehirlerine kıyasla, Beytüşşebap benim gözümde ülkemizin en yaşanabilir köşelerinden biridir. Çünkü burada hayat, teknolojiyle değil, dokunuşlarla akıyor. Burada insan, bir başkasının derdini dert edindiği sürece gerçekten var oluyor.
Beytüşşebap’ta olmak, bir öğretmen olarak sadece öğretmek değil, aynı zamanda o derin insanlık mektebinde bir ömür boyu öğrenci kalmak demek. Bu toprakların insanından öğrendiğim o sarsılmaz paylaşma kültürü, benim için en büyük hazinedir. Ve ben, bu hazinenin içinde olmaktan, bu güzel insanların yüreğine dokunmaktan tarifsiz bir mutluluk duyuyorum.
Burası sadece bir ilçe değil; burası, insanın insana tutunduğu, sevginin tüm zorlukları yendiği, dünyanın en sıcak yuvasıdır.