Üniversiteler de sınıfta kaldı

Nail Kadırhan - Kelam


ODTÜ University Ranking by Academic Performance Laboratuvarı, Türkiye'deki 166 üniversitenin akademik performansının sıralandığı listeyi açıkladı. Üniversitelerin 110'u devlet, 56'sı vakıf üniversitesi oldu. Sıralamada yer alan 166 üniversitede görev yapan öğretim üyesi sayısı 82 bin 305, öğrenim gören öğrenci sayısı ise 2 milyon 294 bin 108 oldu. Sıralamada yer alan üniversiteler tarafından etki değeri yüksek dergilerde (Q1, Q2, Q3) yayımlanan toplam makale sayısı 31 bin 271 olarak kayıtlara girdi.
Bu makalelerin yüzde 84'ü devlet üniversitelerince yayımlandı. Sıralamada yer alan üniversitelerin son 5 yılda aldığı toplam 1 milyon 290 bin 687 atfın yüzde 85'i devlet üniversitelerine ait oldu. Öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı, devlet üniversitelerinde ortalama 26,71 iken vakıf üniversitelerinde 32,30 olarak belirlendi.
Bu sonuçlara göre bölgedeki üniversitelerin de adeta bölgedeki öğrencilerin üniversite sınavlarındaki başarı dereceleri gibi tel tel döküldüğü görüldü.
Bölge illerinin umudu olan bulundukları illerin eğitim ve sosyo ekonomisinin yanısıra bilimsel gelişmelerinde etkili olması, katkı sunması beklenen üniversitelerin akademik performanslarının sadece yerleşkelere sıkıştıklarını göstermesi çok acı.
Sıralamamı dersiniz Elazığ Fırat Üniversitesi 24, Malatya İnönü Üniversitesi 32, Van Yüzüncü Yıl 34, Gaziantep 36. sıradaki yerlerini alırken  Diyarbakır Dicle Üniversitesi 48, Şanlıurfa Harran Üniversitesi 62, Bingöl Üniversitesi 69, Adıyaman Üniversitesi 81, Tunceli Munzur Üniversitesi 84, Siïrt Üniversitesi 109, Bitlis Eren Üniversitesi 110, Batman Üniversitesi 121, Muş Alparslan Üniversitesi 126, Hakkari Üniversitesi 137, Şırnak Üniversitesi 156 ve Mardin Artuklu Üniversitesi 159. sırada yer aldı. Yorumu da, takdiri de sizlere bırakıyorum. 
Temenni ediyorum ki bu üniversiteler biran evvel kabuklarını kırar ve sadece bulundukları yer itibarıyla bile olsa ülkenin en önemli tarım, madencilik, petrol, su ürünleri, tarihe ışık tutma ve diller ile dinler konularında çalışmalar yapar makaleler yayınlar, o kentlere ve bölgeye katkı sunar hakettikleri yere doğru tırmanmaya başlarlar. 
Bölge 5 yıllık süreçte çöpe döndü ve akademik yayınlar yayınlayanlar yerine sadakatli yada eş ve çocuklar mi doldu üniversitelere acaba? İddia edildiği gibi bazı çevrelerin yuvası haline mi geldi? Bilim üretemeyen ülkeleri bu yüzyıl kuşkusuz çok zorlayacak.  Bakınız üniversitelerin bulunduğu ili, bölgeyi ve ülkeyi kalkındırmak ileri götürmek ve üretmek için bilimsel akla ihtiyacımız var. Onun içinde şunun bunun adamı olmayan referansı bilim ve ürettikleri olan akademik çalışmalara ihtiyaç var. Temennimiz bir an önce aklın akademiye geri dönmesi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.