Şırnak’ta Su Alarmı! İçme Suyuna Petrol ve Atık Karıştı: Halk Tedirgin
Şırnak’ta son günlerde art arda gündeme gelen su kirliliği iddiaları, kamuoyunda büyük bir endişe yaratırken, Şırnak Ekoloji Platformu’ndan dikkat çeken bir açıklama geldi. Platform, bölgedeki su kaynaklarının ciddi tehdit altında olduğunu belirterek, özellikle Dicle Nehri ve Hezil Çayı’nda yaşanan kirlilik iddialarına karşı yetkilileri acil önlem almaya çağırdı.
Platform adına basın açıklamasını okuyan Tahir Cin, su kaynaklarının kirlenmesinin sadece doğayı değil, doğrudan insan sağlığını tehdit ettiğini vurguladı. Cin, temiz suya erişimin anayasal bir hak olduğunun altını çizerek, mevcut durumun bu hakkın ihlali anlamına geldiğini ifade etti.
“Ekolojik Denge Bozuluyor, Halk Sağlığı Risk Altında”
Şırnak’ta yıllardır süregelen çevresel tahribatın artık kritik bir noktaya ulaştığını belirten Tahir Cin, baraj projeleri, madencilik faaliyetleri ve yetersiz atık yönetiminin bölgedeki doğal dengeyi bozduğunu söyledi. Özellikle su varlıkları açısından zengin alanlarda yoğunlaşan müdahalelerin geri dönülmez zararlar doğurduğunu dile getirdi.
Cin açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Şırnak’ta su varlıklarına yönelik uzun süredir devam eden ciddi bir müdahale söz konusudur. Baraj inşaatları ve maden faaliyetleri, sadece doğayı değil, doğrudan insan yaşamını tehdit eden sonuçlar doğurmaktadır.”
Hezil Çayı ve Dicle Nehri İçin Korkutan İddialar
28 Mart 2026 tarihinde sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, Uludere ilçesinde bulunan ve Silopi’nin içme suyu ihtiyacını karşılayan Hezil Çayı üzerindeki barajda tıbbi ve çeşitli atıkların bulunduğu öne sürüldü. Bu görüntüler kısa sürede büyük yankı uyandırdı.
Bu gelişmenin ardından bir diğer çarpıcı açıklama ise Cizre Belediyesi’nden geldi. Yapılan açıklamada, Cizre’nin içme suyu kaynağı olan Dicle Nehri’ne ham petrol karıştığı bilgisi kamuoyuyla paylaşıldı. Peş peşe gelen bu iddialar, bölgedeki su güvenliği konusunu yeniden tartışmaya açtı.
Geçmişte de Benzer Krizler Yaşandı
Şırnak’ta su kirliliği sorununun yeni olmadığına dikkat çeken platform, önceki yıllarda da benzer olayların yaşandığını hatırlattı. Özellikle Nerdüş Deresi’ne karışan kömür atıkları nedeniyle Şırnak merkezde yaşayan vatandaşların uzun süre temiz suya erişimde ciddi sıkıntılar yaşadığı belirtildi.
Aradan geçen zamana rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını savunan platform, bu durumun sorunların giderek büyümesine neden olduğunu ifade etti.
“Temiz Suya Erişim Anayasal Bir Haktır”
Şırnak Ekoloji Platformu, temiz suya erişimin sadece çevresel değil, aynı zamanda hukuki bir hak olduğuna dikkat çekti. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56. maddesine atıfta bulunulan açıklamada, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu vurgulandı.
Ayrıca 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun su kaynaklarının korunmasını açıkça düzenlediği ve kirliliğin önlenmesi konusunda idareye sorumluluk yüklediği ifade edildi. Bunun yanı sıra, uluslararası hukukta da temiz suya erişimin temel bir insan hakkı olarak kabul edildiği hatırlatıldı.
Yetkililere 5 Maddelik Acil Çağrı
Platform, yaşanan gelişmeler üzerine yetkili kurumlara yönelik somut önerilerde bulundu. Şırnak halkı adına yapılan çağrıda şu talepler öne çıktı:
- İçme suyu kaynaklarının uluslararası standartlara uygun şekilde düzenli ve bağımsız olarak test edilmesi
- Su varlıklarının bulunduğu bölgelerin madencilik faaliyetlerine kapatılması
- Atık yönetimi konusunda kapsamlı politikaların geliştirilmesi ve geri dönüşüm tesislerinin kurulması
- Su kaynaklarına yönelik müdahalelerin durdurulması ve doğal döngünün korunması
- Su kullanım planlarının bilimsel ve ekolojik verilere dayalı olarak yapılması
“Doğa ve İnsan İçin Ortak Mücadele Şart”
Şırnak Ekoloji Platformu, açıklamasının sonunda toplumun tüm kesimlerini bu hayati konuda duyarlılığa davet etti. Yetkili kurumların şeffaf bir şekilde kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini belirten platform, etkili ve kalıcı önlemlerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Açıklamada ayrıca, Şırnak’ta sürdürülen ekolojik tahribatın sona erdirilmesi, su varlıklarının özgürce korunması ve doğayla uyumlu bir yaşamın inşa edilmesi gerektiği ifade edildi.
“Doğadan ve yaşamdan yana bir tutum alınmalı. Çünkü hem biz hem doğa kazanacak.” ifadeleriyle çağrı yinelendi.
Kaynak:Şırnak Haber 73

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.