Mehmet Bilir
Şırnak'ta Değişimin Ayak Sesleri
Çoğu yerde değişim büyük yatırımlarla, görkemli projelerle başlar. Bazılarında ise insanların düşüncelerinde, beklentilerinde ve olaylara bakışında kendini gösterir. Şırnak bugün tam da böyle bir değişimin eşiğinde.
Şırnak merkezden Cizre’ye, Silopi’den İdil’e, Uludere’den Beytüşşebap’a kadar şehrin dört bir yanında değişimin ayak sesleri duyuluyor. Siyasetten, ekonomiye, ticaretten sivil toplum anlayışına kadar uzanan bu hareketlilik yıllardır biriken toplumsal beklentilerin artık daha görünür hâle geldiğini gösteriyor.
Çünkü Şırnak’ta artık yalnızca isimler değil, partiler; kurumlar değil, anlayışlar da sorgulanıyor.
Yani eskisi gibi "ceketimi koysam alırım" anlayışı yerini başka bir evreye bırakıyor denilebilir.
Şırnak halkı kimin hangi makamda oturduğundan çok, o makamda ne yaptığını; kimin ne söylediğinden ziyade, söylediklerinin ne kadarını hayata geçirdiğini önemsemeye başladı.
Vaatlerin yerini icraatların, kişisel ilişkilerin yerini liyakatin alması yönündeki beklenti giderek güçleniyor.
TOPLUMSAL OLGUNLAŞMANIN DOĞUM SANCILARI
Aslında yaşanan değişimleri yalnızca bir yönetim, isim, parti değişikliği olarak değerlendirmek eksik kalır. Bu süreç, Şırnak’ın toplumsal anlamda yaşadığı olgunlaşmanın da bir göstergesidir.
Özellikle siyasette yenilenme ihtiyacı, şehrin geleceği açısından önemli bir mesele hâline gelmiştir. Genç nüfusu, istihdam beklentileri ve ekonomik potansiyeliyle Şırnak’ın artık geçmişin alışkanlıklarından çok, geleceğin ihtiyaçlarına odaklanan bir anlayışa ihtiyacı var.
Çünkü siyaset yalnızca makam kazanma mücadelesi değil, topluma karşı sorumluluk üstlenme meselesidir.
Aynı sorumluluk ekonomi, ticaret ve sivil toplum için de geçerlidir. Şırnak’ın geleceği birkaç kişinin başarısına, birkaç kurumun inisiyatifine bırakılamayacak kadar değerlidir. Gençlere fırsat tanıyan, üretimi destekleyen, ortak menfaatleri önceleyen ve toplumsal sorunlara çözüm arayan bir anlayış, bu değişimin temelini oluşturmalıdır.
Ancak unutulmamalıdır ki her yeni isim, değişimi her değişim de ilerlemeyi beraberinde getirmez. Önemli olan kimin geldiği ya da kimin gittiği değil neyin değiştiği ve bu değişimin topluma ne kazandırdığıdır.
Şırnak’ın artık kısır tartışmalarla, kişisel hesaplaşmalarla ve geçmişin alışkanlıklarıyla kaybedecek zamanı yok. Bu şehrin enerjisini ayrışmaya değil kalkınmaya, günü kurtarmaya değil geleceği inşa etmeye yöneltmesi gerekiyor.
Bugün duyulan değişim sesleri, yalnızca yeni yönetimlerin değil; daha fazla söz sahibi olmak, daha iyi hizmet görmek ve geleceğine güvenle bakmak isteyen bir toplumun beklentilerini de yansıtıyor.
NE GELEN KAHRAMAN NE GİDEN HAİN!
Değişim süreçlerinde unutulmaması gereken önemli bir gerçek var: Hiç kimse bir makama geldiği için kahraman ya da bir makamdan ayrıldığı için hain değildir.
Makamlar kimsenin tapulu malı olmadığı gibi hiçbir koltuk da sonsuza kadar sahibini beklemez. Önemli olan o koltuğa nasıl oturulduğu değil oradan kalkarken geride nasıl bir iz bırakıldığıdır.
Çünkü günün sonunda bu şehir, kimin hangi makamda kaç yıl oturduğunu değil o yıllarda Şırnak’a ne kazandırdığını hatırlayacaktır.
Şırnak’ta değişimin ayak sesleri duyuluyor. Asıl mesele; değişen, değişecek isimlerle birlikte anlayışların da değişmesi ve bu değişimin şehrin geleceğine gerçek anlamda değer katabilmesidir.
DEĞİŞMEK üzere, hoşça kalın.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.