Nail Kadırhan - Kelam
Toplumsal dayanışmayı ve paylaşımı pekiştiren önemli bir kültürel miras ‘’Aşure’’…
Aşure günü, Doğu ve İslam kültürünün derinliklerinde kök salmış, paylaşmanın, birliğin ve bereketin simgesi olarak kabul edilen özel bir gün. Bu özel gün, geçmişten günümüze geleneksel olarak kutlanmış ve toplumlar arasında manevi bir köprü kurmuştur. Aşure günü, sadece bir tatlı yapma günü değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı ve paylaşımı pekiştiren önemli bir kültürel miras.
Aşure günü Nuh Tufanı’ndan sonra Nuh Peygamber ve beraberindekilerin karaya çıktığı ve yiyeceklerini paylaşarak yaptıkları aşure tatlısının ortaya çıktığı gün olarak bilinir. Bu gün, farklı kültür ve inançlarda da çeşitli şekillerde anılmaktadır. Aşure günü nedir sorusunun cevabı, tarih boyunca birçok kültür ve inançta önemli olayların yaşandığı gün olarak da anılmaktadır.
Aşure günü, Nuh Peygamber’in tufandan kurtulması, Musa Peygamber’in Kızıldeniz’i geçmesi, Yunus Peygamber’in balığın karnından kurtulması gibi mucizelerin gerçekleştiği ve Hz. Hüseyin'in Kerbela'da şehit edilmesiyle özdeşleşmiş; dayanışmayı, şükrü ve paylaşmayı temsil eden manevi bir gündür.
Aşure günü, Hicri takvime göre Muharrem ayının onuncu günü kutlanır. Bu tarih, Miladi takvime göre her yıl değişiklik gösterebilir
Ancak Aşureye baktığınız zaman çok farklı ve güzel bir hatırlatma yapıyor. Aşurenin içerisine baktığımızda birbirinden farklı 10un üzerinde değişik besin taşıyan değişik ürün bulunuyor. Renkleri, boyları, lezzetleri, görünüşleri faklı fakat bir araya geldiğinde harika bir lezzet ortaya koyuyor.
Aslında ülkemizde de inançları, düşünceleri, siyasi bakışları, renkleri, cinsiyetleri, memleketleri farklı milyonlarca insan aşure gibi bir birlikte yaşam oluşturuyoruz. Bunun farkına varıp, bunu bilerek herkesin birbirini sevmesi, sayması, değer vermesi gerektiğine inanan biri olarak bunu daha da daim kılmak gerektiği düşüncesiyle;
sevgi ve saygılarımla…
Büyümek demek, anneye bağırmak babayı yok saymak değildir…
22 Haziran 2026 Pazartesi 16:25O anda mı aklına gelmişmiş yersen…
06 Haziran 2026 Cumartesi 20:07: Digotin “Em Tên” û hatin
04 Mayıs 2026 Pazartesi 09:24En güvenli yerler artık mezarlıklar mı?
17 Nisan 2026 Cuma 08:52Kör, sağır ve dilsiz bir toplumun anlama ve anlatma durumu...
27 Mart 2026 Cuma 14:25Savaşlar ve leş kargaları…
07 Mart 2026 Cumartesi 03:31Mıjin Suyu ve Kirli Siyaset…
03 Mart 2026 Salı 13:15Unutulacak bir felaket değil iken, maalesef kabuk bağladı…
06 Şubat 2026 Cuma 09:14Aç ve açıktakiler…
16 Ocak 2026 Cuma 00:02Beyaz esaret ve yetersiz kalan yetkili kurumlar...
01 Ocak 2026 Perşembe 16:25
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.