Nail Kadırhan - Kelam
Aç ve açıktakiler…
Sevgili dostlar; Değerli okurlar… Birkaç günden beri tüm ülkede ve özellikle bölgede belki çocukluğumuzdaki kadar değil fakat tam da kuraklık korkusu yaşanırken iyi bir kar yağdı. Belki çoğumuzun o özlem duyduğu yılların yaşanmışlığına döndük bu günlerde. Her taraftan kar haberleri, kartpostallık fotoğraflar önümüze düşmeye başladı. Halen de kar yağmaya devam ediyor. Karın çok yağdığı yerlerde hayat durma noktasına geldi. Az yağan yerlerde bile son yıllarda hiç yağmadığı kadar kar yağdı. Beyaza büründü bütün yollar, köyler, kentler.
Tıpkı çocukluğumuzda olduğu gibi duruyordu zihnimizde. Şimdiki gençlerin bir kısmı eğlence için seviniyor bir kısmı ise araçları yolda kaldığı, dışarı çıkamadıkları ve üşüdükleri için belki isyan ediyordu.
Daha önceki yazımda belirttiğim gibi mağduriyetlerin önlenmesine ne teknoloji yetti, ne de göstermelik önlemler.
Fakat acı gerçekler yine o kar gibi suratımıza vuruyor. Karlı havada varlıkla yokluk arasındaki keskin çizgiler belirginleşti, insanların ekonomik gücüne, sosyal statüsüne göre sevinç ve keder oluverdi yine bir anda.
Dışarıda yaşamak zorunda olan evsizler için kar ‘’Manzara olarak’’ güzel de olsa, sonuçta üşümek ve aç kalmak demekti. Merkezi sistemle ve alttan ısıtmalı evinde sıcacık yerde yaşayan yada şöminesinin önünde kestane yiyen ve sobasının başında oturanlar için kar elbette eğlence olabilir.
Ama soğuk ve kara rağmen dışarda sabahlayan evsizler için kar hiç de sevimli gelmiyor. Ya da kar kış demeden çalışmak zorunda olanlar için karın zaman zaman tam bir eziyet haline geldiği açık.
Güzel olmayan acı gerçekler ise bu gerçekliği görmezlikten gelip, tek düze bir yaşam öngörmek. Karda, kışta, sokaklarda yaşamak zorunda olan, soğuk ortamlarda, inşaatlarda çalışmak zorunda olanlar. Evsizler, barakalarda yaşayanlar, sobasız kalanlar da var bu havalarda. Tek dertleri ekmek parası kazanmak olanlar gün boyu üşüyorlar ve sıcak bir şeyler içemiyorlar. Binlerce işsiz, evsiz, işçi ne yapar bu karlı ve soğuk günlerde, evsizler nereye sığınır, evinde yakacağı olmayanlar nasıl ısınır bilen yada düşünen var mı? Empati kurabildik mi? Dahası sokakta bizden başka canlıların hayvanların var olduğunu hiç aklımızdan geçirip yiyecek bir şey atabildik mi o karların üzerine.
Bunları düşünen veya düşünmeyen herkese iyi eğlenceler
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.