Nail Kadırhan - Kelam
AŞIDA GAZETECİNİN ADI YOK…
Evet sevgili dostlar, basının ve gazetecinin tarihine ya da tarihten beri süregelen yaptıklarına elbette değinmeyeceğim.
Fakat şöyle bakıldığı zaman savaşta herkes kaçar gazeteci ateşin geldiği yere, doğal felakete herkes kaçar gazeteci olay yerine enkaza, çığa ve sele, hastalıkta herkes evine kapanır yine gazeteci hastanede, sokakta ve mezarlıkta bu örnekleri her alanda çoğaltabiliriz.
Malumunuz bir yıla yakındır Türkiye’de bir Korona iletti var. Yasaklı günlerde de bir kaç meslek grubu ile birlikte yine gazeteciler sokakta. Biraz önce geldi-gelecek, oldu-olacak denilen ve nihayetinde gelen aşıların yapılacağı kişilerin listesi düştü önüme. Acaba ‘Gazeteciler’ var mı? Diye şöyle bir baktım. Oysa pandemi sürecinde 20’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiği halde maalesef aşıda gazetecinin adı yok.
Sormak istiyorum; acaba risk gruplarının hiçbirinde adı olmayan gazetecilerin risksiz bir iş yaptığını mı düşündüler yoksa onlar her felakete, her savaşta olduğu gibi Korona ile mücadelede de başlarının çaresine bakarlar mı? Denildi. Umarım birileri buna cevap verir.
Meslek örgülerini de bu konuda göreve davet ediyorum.
-GIDA, SU YENİ DÜNYA
Pandemi gündemiyle o kadar meşgulüz ki, hepimiz gözümüzün önünde olanları kaçırıyoruz şu günlerde.
Garip zamanlardan ve daha da garipleşecek anlara doğru yol alıyoruz farkına varamadan, farkındalık geliştirmeden.
Dünya daha hızlı dönüyormuş mesela, bir gün 24 saatten daha kısaymış artık. Bilim adamlarının yalancısıyım.
Yine bir araştırmaya göre ki bu yaşadıklarımızla da ispatlı, daha sıcak ve daha az yağmurlu bir iklime doğru gidiyoruz. Yağışların azlığını bilmek için bilim adamı olmakta şart değil üstelik. Barajların hali malum, büyük şehirlerden gelen su kadar günlük suyumuz kaldı açıklamaları da malumunuz. Üstelik pandemi de maske, mesafe, hijyen çağrıları varken susuzlukla sınanmakta ayrı bir dert.
Sıcaklıkla ilgili durum yıllardır gündemde küresel ısınma, eriyen buzullar yeni virüslere gebe bir iklim.
Tüm bunların ışığında kapanmalarla artan gıda, su, enerji tüketimindeki artış, yeni krizlere gebe bir dünya ile karşı karşıya olduğu sinyalini veriyor insanoğluna.
Benim ve hepimizin bildiği başka bir dünyamızda yok. Dikey tarım, topraksız tarım vs vs projeler dünyanın açlığına çözüm olur mu? Bilinmez ama su denince akan sular durmalı kanımca.
Hepimiz şapkamızı önümüze koyup o akıttığımız muslukları daha az akıtmanın hesabını yapmaya başlasak hiç fena olmaz.
Yoksa Ortadoğu'da petrol savaşlarından sonra mis gibi su savaşlarına doğru gidiyoruz gibi gibi...
Kör, sağır ve dilsiz bir toplumun anlama ve anlatma durumu...
27 Mart 2026 Cuma 14:25Savaşlar ve leş kargaları…
07 Mart 2026 Cumartesi 03:31Mıjin Suyu ve Kirli Siyaset…
03 Mart 2026 Salı 13:15Unutulacak bir felaket değil iken, maalesef kabuk bağladı…
06 Şubat 2026 Cuma 09:14Aç ve açıktakiler…
16 Ocak 2026 Cuma 00:02Beyaz esaret ve yetersiz kalan yetkili kurumlar...
01 Ocak 2026 Perşembe 16:25Asgari ücretin üzerine kar yağdı...
28 Aralık 2025 Pazar 12:01Tu Bixer hatî mala xwe…
29 Kasım 2025 Cumartesi 11:42Jina Bidin Mêran, Jinê Nedîn Zêran...
27 Kasım 2025 Perşembe 15:25Hiçbir iyilik karşılıksız kalmaz…
21 Eylül 2025 Pazar 21:41
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.