“Kurunun Yanında Yaş Yanmasın:” Yezîd Deyip Geçmeyin!

Yezîdü’l-Hayr unvanıyla tanınan Yezîd, Ebû Süfyân ile Ümmü’l-Hakem Zeyneb bint Nevfel çiftinin oğludur. Aynı zamanda sevgili Peygamberimizin (sas) eşi Ümmü Habîbe annemiz ile Muâviye b. Ebû Süfyân’ın öz kardeşidir.

İslamiyet öncesi dönemde üstün zekâsı güzel ahlakı, cesareti ve okuma yazma bilmesi gibi seçkin nitelikleriyle öne çıkan bu zat, Mekke’nin fethi sırasında ailesiyle birlikte İslam’ı din olarak kabul etmiş ve Müslüman olmuştur.

Huneyn Savaşı’na bir mücahit olarak katılmıştır. Hz. Peygamber döneminde zekât toplama ve Teymâ bölgesinde âmillik yapmıştır. Bunun dışında vahiy kâtipliği görevinde de bulunmuştur. Cömert ve güzel ahlak sahibi olması nedeniyle ismi "Yezîdü’l-hayr" unvanıyla tarihe not düşürülmüştür.(2)

Ayrıca Yezîd, dört Halife devrinde özellikle de Suriye fetihlerinde çok belirleyici roller üstlenmiştir. Örneğin;

  • Halife Ebû Bekir (ra) tarafından Suriye’ye gönderilen ilk ordunun komutanlığına getirilmiştir. Dâsin, Busrâ, Ecnâdeyn ve Şam fetihlerinde etkin görev almıştır.
  • Yermük Savaşı’nda ordunun sol kanat komutanlığını yürütmüştür.
  • Dımaşk (Şam) valiliği sırasında Sayda, Irka, Cübeyl ve Beyrut gibi sahil şehirlerinin fethini gerçekleştirmiş ve bölgedeki nüfusun eğitim-öğretimi için Halife (ra) Ömer’den muallim sahâbîler talep ederek eğitim-öğretim faaliyetlerini başlatmıştır.
  • Amvâs veba salgınında sahabe Muâz b. Cebel’in (ra) vefatından sonra ordunun başkumandanlığı devralmıştır. Kendisi de Amvâs veba salgınında kısa bir süre sonra (ö. 18/639) vefat etmiştir.
  • Yezîdü’l-hayr (Yezîd b. Ebî Süfyân), ölmeden önce görevini kardeşi Muâviye’ye devreden ve soyu devam etmeyen ve geride bıraktığı askerî ve idarî başarılarla anılan büyük bir sahabedir.(3)

Peki, niye tanımıyorduk diye bir soru sorulacaksa şayet.

Elcevap:

Çünkü İslam tarih hafızasında "Yezîd" ismi, Amvâs vebasında şehit düşen ve "Yezîdü'l-Hayr" olarak anılan bu büyük komutan sahabeden ziyade, kardeşi Muaviye’nin oğlu olan yeğeni Yezîd b. Muâviye ile özdeşleşmiştir. Yani atalarımızın deyişiyle “Kurunun yanında yaş da yanar" misali ve ya "Kötü nam, iyi nişanı örter" gibi atasözleri ile bu durumlara işaret edilen menfi bir figürün bıraktığı olumsuz bir nam, aynı ismi taşıyan cömert, samimi, cesaretli ve başarılı bir büyüğün meziyetlerini ve hizmetlerini görünmez kılmıştır.

Yeğeni Yezîd döneminde yaşanan Kerbelâ Olayı, Harre Vak'ası ve Kâbe'nin kuşatılması gibi pek çok acı olayların ümmetin ortak hafızasında bıraktığı derin duygusal ve siyasi izler, "Yezîd" ismini olumsuz bir sembole dönüştürdüğü bir gerçektir. Bu olumsuz durum, aynı adı taşıyan amcası Yezîd b. Ebî Süfyân’ın Şam fetihlerindeki büyük askerî başarılarının yanı sıra valilik hizmetlerinin ve örnek şahsiyetinin geniş topluluklar nezdinde hak ettiği ölçüde bilinmesini ve anılmasını ne yazık ki gölgede bırakmıştır.

Dipnot

  1. Tam adı: Ebû Hâlid Yezîd b. Ebî Süfyân b. Harb b. Ümeyye el-Kureşî el-Ümevî
  2. İrfan Aycan, "Yezîd B. Ebû Süfyân", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/yezid-b-ebu-sufyan (28.10.2026).
  3. İrfan Aycan, "Yezîd B. Ebû Süfyân", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/yezid-b-ebu-sufyan (28.10.2026).

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Muzaffer Aykut Arşivi