Prof. Dr. Nurullah AGİTOĞLU
İHSAN VE MURAKABE ŞUURU BAĞLAMINDA MUHASEBE (1)
İhsan geniş bir anlam alanına sahip bir kavram. Her türlü iyilik ve güzel davranışı ifade eder.
İnsanı güzelleştiren her şey ihsandır.
İnsanı ‘insan’ yapan her şey ihsandır.
Varlığa anlam katan, manaya renk veren her şey ihsandır bir yönüyle.
Her müminin hedefi muhsin olmak değil midir?
Ancak Hz. Peygamber’in (sas) ihsana çok özel bir anlam yüklediğini görüyoruz. İhsan kavramını tanıtan hadis rivayetini, gelin hep beraber hatırlayalım. Hz. Ömer anlatıyor: “Bir gün Resulullah’ın (sas) huzurunda bulunduğumuz sırada, elbisesi beyaz mı beyaz, saçları siyah mı siyah, yoldan gelmiş gibi bir hali olmayan ve içimizden kimsenin tanımadığı bir adam çıkageldi. Hz. Peygamber’in (sas) yanına sokuldu, önüne oturdu, dizlerini Hz. Peygamber’in dizlerine dayadı, ellerini (kendi) dizlerinin üstüne koydu ve ‘Ey Muhammed, bana İslâm’ı anlat!’ dedi. Resulullah (sas), ‘İslâm, Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın resulü olduğuna şehadet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekatı (tastamam) vermen, ramazan orucunu (eksiksiz) tutman, yoluna güç yetirebilirsen Kâbe’yi ziyâret (hac) etmendir.’ buyurdu. Adam, doğru söyledin, dedi. Onun hem sorup hem de tasdik etmesi tuhafımıza gitti. Adam, ‘Şimdi de imanı anlat bana’ dedi. Resulullah (sas), ‘Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayrına ve şerrine iman etmendir’ buyurdu. Adam tekrar, doğru söyledin, diye tasdik etti ve ‘Peki ihsan nedir, onu da anlat’, dedi. Resulullah (sas), ‘İhsan, Allah’a onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor’ buyurdu. Adam yine, doğru söyledin dedi, sonra da ‘Kıyamet ne zaman kopacak?’ diye sordu. Hz. Peygamber (sas) ‘Kendisine soru yöneltilen, bu konuda sorandan daha bilgili değildir’ cevabını verdi. Adam, ‘O halde alâmetlerini söyle’, dedi. Resulullah (sas) ‘Annelerin, kendilerine cariye muamelesi yapacak çocuklar doğurması, yalın ayak, başı kabak, çıplak koyun çobanlarının, yüksek ve mükemmel binalarda birbirleriyle yarışmalarıdır’ buyurdu. Adam, çekip gitti. Ben bir süre öylece kalakaldım. Daha sonra Hz. Peygamber (sas), ‘Ey Ömer, soru soran kişi kimdi, biliyor musun?’ buyurdu. Ben, ‘Allah ve Resulü bilir’, dedim. Resulullah (sas), ‘O Cebrâil’di, size dininizi öğretmeye gelmişti.’ buyurdu. (Müslim, “İmân” 1, 5; Buhârî, “İmân” 36)
Cibril hadisi olarak da meşhur olan bu rivayette iman ve İslam kavramlarının yanında ihsan kavramına da yer verildiği görülmektedir. İhsan, Kur’ânî bir kavram olup Hz. Peygamber tarafından da iman, ibadet ve ahlâkî değerler bağlamında çokça zikredilmiştir. Bu kavram insanın Allah’la, bireyle ve toplumla ilişkilerinde oldukça önemli rol oynamaktadır. Buna bağlı olarak da dünya ve ahiret mutluluğunu tesis eden en önemli amillerdendir. İhsan, sözlük anlamı itibarıyla güzellik, iyilik ve Allah’ı görüyormuşçasına O’na kulluk etmektir. İhsanın ifade ettiği anlamların neredeyse tamamı insan fıtratına göre belirlenmiştir. Kur’ân’da insanın fıtratında var olan iyilik ve güzelliği ihya etmesi ve yaratılış gayesini gerçekleştirmesi adına Allah’ın sıkça vurgu yaptığı ihsan, nebevî sünnette de Kur’ân’daki anlamlarıyla doğru orantılı olarak kullanılmıştır. İhsan şuurunun Hz. Peygamber’in (sas) fiillerine, hallerine, tavır ve davranışlarına yansıdığı bilinmektedir. Onun hadislerinde bu yansımanın izleri rahatlıkla müşahede edilmektedir. Hayatın her alanında değişik boyutlarıyla ve zengin bir kullanım alanıyla müşahede edilen ihsan kavramı, anlam bakımından Cibrîl hadisiyle en kâmil manaya ulaşmıştır. İhsan, imanın birey ve toplum hayatındaki tezahürünü, İslam’ın en mütekâmil manada yaşanmasını ve ahlâkın hayata hâkim kılınmasını sağlayan bir kavramdır. (Şeker, Yeksek, 2019, 37)
İslâm peygamberi, bu üç kavramı din ve dindarlığın vazgeçilmez unsurları olarak vaz’etmiştir. Nebevî tanımlamada her üç kavramın sıralanışı ve birlikte tanımlanması, birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğinin ipuçlarını verir. Zira İslâm, dinin pratik yönünü belirlediği gibi iman teorik ihsan ise etik yönünü oluşturur. Ayrıca iman, teslim olunacak inancın kalbî altyapısını oluştururken İslâm ve ihsan, dinde yapılması ve yapılmaması gerekenleri, ideal ve ülküleri belirler. Buna göre dinin usulünü oluşturan iman, füru’ olan İslâm’ın ortaya çıkmasını sağlar. Bir başka deyişle içsel olarak var olan iman, İslâm’ın pratikte hayat bulmasını sağlayan muharrik güç olur. Dinin füruu olan İslâm da dinin usulünü koruma altına alır. Neticede İslâm ile imanın birlikte oluşturdukları kolektif bütünlük, dindarın ahlaki kimliğinin şekillenmesini beraberinde getirir. Bu nedenle Cibril hadisine konu olan her üç kavram, gerçek dindarlığın tanıtıcı kavramları olmuştur. İslâm amentüsünün omurgasını oluşturan Cibrîl hadisi, hem dinin usulü asliyesi olan itikada hem dinin füruu olan ibadete hem de adabı muaşeretin kıstası olan ahlakı hâvi ve camidir. Bütün bir dindarlık inancını üç ana bölgeye ayıracak olursak İslâm pratik, İman teorik, ihsan ise etik bölgesini ifade eder. İslâm ikrarı ya da teslimiyeti, bireye hukuki ve dini dokunulmazlık vasfı kazandırır. İkrarın dilden kalbe uzanması olan iman ise daha çok dindarlığın psikolojik boyutu olan belli başlı kutsallara bağlanarak kuşatıcı bir içsel huzuru temin eder. İkrar ve tasdikin birlikteliğinden mütevellit ihsan ise bireyi kuşatan tüm varoluşsal alanları etki altına alır. (Öz, 2021, 54-55)
İhsan, insana kontrol altında olduğunu, gözetildiğini hissettirir. Zira başıboş yaratılmayan insan belli vazifelerle görevlidir. Ödevlerini yerine getirmesi gereken bir varlığın iyi puan alacak bir performans sergilemesi gerekir. Bu performansı gösterirken izlendiği ve değerlendirildiğinin bilincinde olmak durumundadır. İşte bu şuur ihsandan başka bir şey değildir. Dolayısıyla bu bilinci hem ibadetlerine hem de ahlakına yansıtması icap eder. Hadiste geçen ‘onu görüyormuşçasına ibadet etmen’ ifadesi bu gerçeği nazara verir. Allah’ın huzurunda olduğunu hissederek ve fark ederek kulluk görevlerini yerine getirme özelliğini mümine kazandırmaya çalışmıştır, Resulullah (sas).
DEVAM EDECEK
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.