Nail Kadırhan - Kelam
Şırnak’ı bilmek için o günleri yaşamak lazım
Evet sevgili dostlar şimdi nerden çıktı bu durup dururken diyenleriniz var.
Malum Ağustos ayındayız ve keşke silinebilecek bir ay olsaydı özellikle 1992 deki Ağustos olarak. Çünkü ardında çok dramlar bırakarak girdi Şırnak halkının yaşamına. Ne olduğu nerden geldiği belli olmayan bir senaryoyla 58 saat durmaksızın silahlar sıkıldı elinde gelinlik kınası olanlardan camiden çıkan 80 yaşındaki kişilere kadar birçok masum can gitti. Açıklamalar yapıldı (Şırnak basıldı tüneller var vs vs... ) Şırnaklılar da varsa böyle birşey alın sorunu çözün diyerek kapılarını bile kapatmadan birkaç saat içerisinde Buldukları araçlar veya yürüyerek Şırnakı terkettiler. Halen o günden beri dönmeyenler var. Evet o kara günün yıldönümü devletin o zamanki temsilcisi ilin valisi ve bir süre birlikte çalıştığım Mustafa Malay verdiği demeçlerde söyleşilerde olayı açıkça anlatmıştı söyleşisinden kısa bir cümle ile örnek verirsem (O dönem asker çok insan öldürdü; bunları Ankara'ya anlattım, ama kimse ilgilenmedi.) diyor.
Amacım ne kimseyi karalamak ne de kimse ile polemiğe girmek bu böyle biline. Ama adının önüne gazeteci yazar titri koyan bazı kişiler 18 yıl önceki yaşananları kendi sosyal medya hesaplarında dillendiren Şırnaklılara bilmeden etmeden araştırmadan nerden hangi kayıtlardan alındığı bilinmeyen bilgilerle yine o günün sorumlusu kendileriymiş gibi ima edip atıfta bulunmasına bir saptama yapmak istedim. Halen yaşayan ve 58 saat birkaç aile ile birlikte tuvaletlerde yaşayan yüzlerce kişi yaşıyor tek bir tanesine keşke sorma zahmetinde bulunsalar. Şırnakı bilmek için o günleri 21 Mart ve 18 Ağustos 1992 de olanları yaşamak lazım. Halen niye böyle bir algı anlayan beri gelsin. Gerçi mızmızlanmak, gitmeden, görmeden, bilmeden yazmak moda coğrafyamızda. Bazıları duyar, en lüks yerden oturur halkı için ağıt yakar. Şırnak’ta da durum malumdan farksız, gidip yaşayanlara sordun mu?
Sayın gazeteci yazarlara saygılarımla...
Kör, sağır ve dilsiz bir toplumun anlama ve anlatma durumu...
27 Mart 2026 Cuma 14:25Savaşlar ve leş kargaları…
07 Mart 2026 Cumartesi 03:31Mıjin Suyu ve Kirli Siyaset…
03 Mart 2026 Salı 13:15Unutulacak bir felaket değil iken, maalesef kabuk bağladı…
06 Şubat 2026 Cuma 09:14Aç ve açıktakiler…
16 Ocak 2026 Cuma 00:02Beyaz esaret ve yetersiz kalan yetkili kurumlar...
01 Ocak 2026 Perşembe 16:25Asgari ücretin üzerine kar yağdı...
28 Aralık 2025 Pazar 12:01Tu Bixer hatî mala xwe…
29 Kasım 2025 Cumartesi 11:42Jina Bidin Mêran, Jinê Nedîn Zêran...
27 Kasım 2025 Perşembe 15:25Hiçbir iyilik karşılıksız kalmaz…
21 Eylül 2025 Pazar 21:41
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.