Doç. Dr. İrfan Yıldırım (Sosyolog)

Doç. Dr. İrfan Yıldırım (Sosyolog)

Şırnak'a Varlıklı İnsan Değil, Zengin İnsan Lazım!

Varlıklı olmakla zengin olmak aynı şey değil.

Biz çoğu zaman ikisini aynı anlamda kullanıyoruz. Çok evi, arsası, dükkânı olanı; yüksek kira geliri elde edeni, hesabında ciddi miktarda parası bulunanı zengin kabul ediyoruz.

Oysa bütün bunlar insanı varlıklı yapar.

Varlıklı olmak sahip olmakla ilgilidir. Ne kadar malınız var, ne kadar paranız var, ne kadar biriktirdiniz?

Zenginlik ise başka bir soruyla başlar: Sahip olduklarınız sizden başka kimin hayatını güzelleştirdi?

Aradaki fark tam da burada.

Çünkü zengin insan sadece yardım yapan, ihtiyaç sahibine para veren insan değildir. Parasını, imkânını, bilgisini, tecrübesini, çevresini ve gerektiğinde zamanını başkaları için de kullanabilen insandır.

Bir öğrenciye burs vermek zenginliktir. Ama yetenekli bir gencin elinden tutup önünü açmak da zenginliktir.

Bir aileye yardım etmek kıymetlidir. Ama o ailenin sürekli yardıma ihtiyaç duymayacağı bir iş imkânı oluşturmak belki çok daha kıymetlidir.

On kişinin çalışacağı bir işletme açmak zenginliktir. Bir gence meslek öğretmek, iyi bir fikrin arkasında durmak, sermayesi yetmeyen bir girişimciye cesaret vermek de...

Çünkü varlıklı insanın neye sahip olduğuna bakarsınız.

Zengin insanın ise sahip olduklarıyla ne yaptığına.

Şimdi bu ayrımı Şırnak'a taşıyalım.

Şırnak'ta varlıklı insanlarımız var. Çok sayıda evi, dükkânı, arsası bulunan; ticaretten önemli gelirler elde etmiş, yıllar içerisinde ciddi servetler biriktirmiş insanlarımız var.

Bunda yanlış bir şey yok. İnsanlarımız çalışsın, kazansın, biriktirsin. Evleri, dükkânları, arsaları olsun. Çocuklarına güçlü bir gelecek bıraksınlar.

Ama bir soru da sormamız gerekiyor:

Bu varlıktan Şırnak'a ne kalıyor?

Bir insanın yirmi dairesi olabilir. Yirmi birincisini aldığında kendi serveti biraz daha büyür. Fakat on kişinin çalışacağı küçük bir işletme kurduğunda yalnızca kendisi büyümez; on evin sofrası da büyür.

Bir genç memleketinden ayrılmak zorunda kalmaz. Bir baba eve düzenli bir gelirle döner. Bir çocuk daha iyi şartlarda okuyabilir. Bir başka genç, “Demek ki burada da bir şeyler yapılabiliyor” diye düşünür.

İşte kişisel varlığın toplumsal zenginliğe dönüştüğü yer tam burasıdır.

Zengin insanın etkisi kendi evinin kapısında bitmez. Çevresine yayılır. Birinin işi, diğerinin eğitimi, bir başkasının girişimi olur. Bazen bir burs, bazen bir iş kapısı, bazen de tam umudunu kaybetmişken bir insana uzatılan el olur.

Aslında Şırnak'ın ihtiyacı biraz da böyle insanlardır.

Meseleyi sadece “Zenginler yatırım yapsın” çağrısına da indirgemiyorum. Fabrika kurmak elbette önemlidir. Ama insan yetiştirmek, fırsat oluşturmak, gençlerin önünü açmak, bir girişimciyi cesaretlendirmek ve yaşadığı şehre karşı sorumluluk hissetmek de zenginliğin parçalarıdır.

Belki de bizim zenginlik ölçümüzü değiştirmemiz gerekiyor.

Bir insanı anlatırken “Kaç dairesi var?” diye soruyoruz. Biraz da “Kaç insanın hayatında izi var?” diye sorsak...

“Kaç dükkânı var?” diye merak ediyoruz. Biraz da “Kaç kişiye ekmek kapısı olmuş?” diye merak etsek...

Çünkü bir şehirde çok sayıda varlıklı insan yaşayabilir ama o şehir yine de fakir kalabilir.

Servet yalnızca birikiyorsa kişiyi büyütür. Dolaşıma giriyor, üretime, istihdama, eğitime, fırsata ve umuda dönüşüyorsa şehri de büyütür.

Şırnak'ın varlıklı insanları elbette çoğalsın. İnsanlarımız daha çok kazansın, daha çok mülk sahibi olsun, daha güçlü sermayelere ulaşsın.

Ama keşke zenginlerimiz de çoğalsa.

Çünkü varlıklı insan geride mal bırakır.

Zengin insan ise malın yanında insan bırakır, umut bırakır, imkân bırakır, iz bırakır.

Ve günün sonunda bir şehir sizi kaç daireniz, kaç dükkânınız, kaç arsanız olduğuyla değil; kaç insanın hayatına dokunduğunuzla hatırlar.

Şırnak'ın biraz daha mala değil, biraz daha ize ihtiyacı var.

Onun için söylüyorum: Şırnak'a varlıklı insan değil, zengin insan lazım!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Doç. Dr. İrfan Yıldırım (Sosyolog) Arşivi