Leyla EDİŞ
Coğrafya Kader Değil, Hikayenin İlk Cümlesidir..
Hep duyarız, “Coğrafya kaderdir” derler. Belki bazı konularda gerçekten öyledir. Sonuçta insan doğduğu yeri, ailesini, toprağı, dağını, denizini seçemez. Bugün Şırnak’ta kömür ocaklarında çalışan insan için dağın altındaki kaynak ekmeğinin bir parçasıdır. İstanbul’da denize açılıp balık tutan insan içinse deniz… Aynı ülkenin iki insanı, iki farklı coğrafyanın sunduğu imkânlarla hayatını kurar.
Ama coğrafya her konuda kader değildir elbette. Evet, nerede doğduğumuz elimizde değildir; fakat nerede okuyacağımız, ne öğreneceğimiz, kimlerle tanışacağımız ve kendimizi ne kadar geliştireceğimiz konusunda söz hakkımız vardır.
Tam da bu yüzden, bugün Şırnak’tan üniversite kazanıp başka şehirlere gidecek genç kardeşlerimize “Coğrafyanızı geride bırakın” demek yerine, “Gittiğiniz yerin imkânlarını keşfedin, kendinize yeni bir dünya kurun” demek gerekir.
Çünkü insan bazen doğduğu yerden uzaklaşınca hem dünyasının ne kadar büyük olduğunu hem de kendi dünyasını ne kadar az tanıdığını fark ediyor.
Farklı şehirler, farklı insanlar ve farklı hayatlar insana kendisini yeniden tanıma imkânı veriyor. İstanbul’un kalabalığına, Ankara’nın düzenine, İzmir’in başka bir havasına, Diyarbakır’ın kendine özgü ritmine karışırken insan, bazen kendi memleketine de başka bir gözle bakmaya başlıyor. Farklı hayatları görüyor, farklı düşüncelerle karşılaşıyor, bildiklerini yeniden sorguluyor.
Bu yüzden başka bir şehre gitmek yalnızca üniversite okumak değildir. Bir insanın kendi sınırlarını fark etmesi, merakını büyütmesi ve dünyaya biraz daha geniş bakmayı öğrenmesidir.
Bu yolculuğa çıkacak genç kardeşlerime naçizane birkaç tavsiyem var: Gittiğiniz şehirde sadece derslerinizi değil, hayatı da okuyun. Kütüphaneye girin, müzeye gidin, alanınızla doğrudan ilgili olmasa bile bir seminere, söyleşiye, konferansa katılın. Farklı insanlarla konuşun. Bilmediğiniz bir şeyi öğrenmekten çekinmeyin. Sadece size benzeyenlerle değil, sizi düşündüren insanlarla da arkadaş olun.
Ve en önemlisi, merak edin. Hayal edin.
Çünkü merak insanı öğrenmeye, hayal ise yola devam etmeye götürür.
Üniversite yıllarını yalnızca bir bölüm bitirme süreci olarak görmeyin. Gittiğiniz şehrin imkânlarından faydalanın, yeni beceriler edinin, yeni yollar deneyin. Belki hiç planlamadığınız bir karşılaşma, hiç düşünmediğiniz bir fikir ya da tesadüfen girdiğiniz bir seminer hayatınızın yönünü değiştirecek.
Bir gün geriye dönüp baktığınızda, doğduğunuz coğrafyanın size nereden başladığınızı, hayatın ise nereye kadar gidebileceğinizi öğrettiğini fark edeceksiniz.
Belki coğrafya kader değildir.
Ama insanın hikâyesindeki ilk cümledir.
Gerisini ise biraz merak, biraz cesaret ve çokça emek yazar.
Şırnak’tan başka şehirlere giden gençlerimizin meselesi de o ilk cümleyi değiştirmek değil; kendi cümlelerini yazmaya cesaret etmektir.
Gidin.
Görün.
Öğrenin.
Değişin.
Ama döndüğünüzde yalnızca bir diploma getirmeyin. Biraz daha geniş bir dünya getirin Şırnak’a.
Hadi gidin; yollarınız açık, zihniniz açık, ufkunuz geniş olsun.
Biz de dönüşte katacaklarınızı, anlatacaklarınızı ve Şırnak’a getireceğiniz güzellikleri dört gözle bekliyor olacağız..
Gülçin’e .. Kazananlar Açıklandı… Kaybettiklerimizi Kim Sayacak?
24 Temmuz 2026 Cuma 16:21Doğmadan Önce Dünya Çok Güzeldi Çünkü İnsan Dünyaya Ağlayarak Gelir..
06 Temmuz 2026 Pazartesi 12:52“Sınavı Kaybeden Kimdi: Çocuk mu, Biz mi, Sistem mi?”
23 Haziran 2026 Salı 00:01AVM Değil, Yarım Kalmış Bir Hikâye: Şimdilik Bununla İdare Edelim..
10 Haziran 2026 Çarşamba 00:47Bir Fıkranın İçinde Bir Halkın Onuru; Kadına değil, Hakikate Çarptılar..
07 Haziran 2026 Pazar 00:00BENİM ÜTOPYAM
21 Mayıs 2026 Perşembe 15:14Dengbêjlerden TikTok’a uzanan Gençlik : Bir Elde Gelenek, Bir Elde Telefon
14 Mayıs 2026 Perşembe 17:00Anneme Mektup
30 Nisan 2026 Perşembe 09:24Şehir Kimin Hikâyesi?
15 Ocak 2026 Perşembe 10:01SİSLİ BİR SABIRLA YAZILMIŞ BİR KIŞ …
08 Ocak 2026 Perşembe 12:22
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.