Prof. Dr. Nurullah AGİTOĞLU
GERÇEK İFLAS: KUL HAKKININ İNSANI DÜŞÜRDÜĞÜ EN AŞAĞI YER
Ebû Hüreyre’den nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) bir gün yanındakilere sordu:
“Müflis kimdir, biliyor musunuz?”
“Bize göre müflis, parası ve malı olmayan kimsedir.” diye cevap verdi, ashâbı.
Bunun üzerine Resûlullah (sas) gerçek iflası şöyle izah etti:
“Şüphesiz ki ümmetimden iflas eden kişi, kıyamet günü namaz, oruç ve zekâtla gelir. Aynı zamanda birine sövmüş, başka birine iftira etmiş, şunun malını yemiş, bunun kanını dökmüş ve şunu dövmüş bir halde gelir. Bunun üzerine iyiliklerinin sevabı şuna buna (hakkına girdiği kişilere) verilir. Üzerindeki kul hakları bitmeden sevapları biterse, hak sahiplerinin günahları kendisine yüklenir. Sonra da cehenneme atılır.” (Müslim, “Birr”, 59.)
Ne‘ûzu Billah, Ya Rab! Ne acı bir durum!
Salih amelle, manevî puanlarla çantanı doldurmuşsun. Ama kul hakkına dikkat etmediğin için, helalleşmeyi de ihmal ettiğinden hesaplaşma o tarafa kalmış.
Titiz bir inceleme yapılıyor.
Kul hakkına girdiğin ortaya çıkıyor.
Hak sahibinden kurtulman için bir fırsat sunuluyor sana.
Hayırlarından ve sevaplarından alınıp hakkına girdiğin kişiye veriliyor. Veriliyor da veriliyor.
Ancak öyle bir girmişsin ki kul hakkına, sevapların bitiyor. Sevapların karşılayamıyor, üzerindeki kul haklarını.
İkinci aşamaya geçiliyor. Zira kurtulman gerekiyor bu günahtan. Bu sefer hakkına girdiğin kişilerin günahları sana aktarılıyor.
Ne kötü bir akıbet!
Ahirete kendince dolu bir hesapla gidiyorsun, kurtulmanın derdindesin. Cenneti arzuluyor, cehennemden uzak durmanın hesabını yapıyorsun. Ama heyhat!
Dolu hesabın kurtaramıyor seni, sıfırlanıyorsun. Sıfırlanmakla da kalmıyor eksilere düşüyorsun.
Kul hakkının insanı götüreceği yer burası işte.
Rahmet Peygamberi (sas) işin ciddiyetini kavrayalım diye ne kadar güzel anlatmış.
Kul hakkından uzak durmalıyız, her yönüyle. Kıyısından, ucundan bile geçmemeliyiz. Maddi, manevi, sözlü, fiili her çeşidinden kaçmalıyız kul hakkının.
Rabbim hayat veren Nebevî uyarıları anlamayı, özümsemeyi ve yaşamayı nasip etsin bize. Başka kurtuluş şansımız yok.
İslam ve Aşırılık
07 Temmuz 2026 Salı 12:51Baba
21 Haziran 2026 Pazar 12:10DÜNYA HAYATI: SEKÜLERLİK İLE RUHBANLIK ARASINDA İTİDAL ÜZERE BİR YAŞAM
18 Haziran 2026 Perşembe 00:02BEDEVİ İLE KUŞ
17 Mayıs 2026 Pazar 13:39DERVİŞİN TAVSİYESİ
08 Mayıs 2026 Cuma 19:10RAHMET AYINI UĞURLARKEN
15 Mart 2026 Pazar 13:36GÜNÜMÜZDE TOPLUMSAL PROBLEMLER: KEYFÎ ESTETİK AMELİYATLAR
27 Şubat 2026 Cuma 18:06RAMAZAN VE İNFAK
25 Şubat 2026 Çarşamba 05:03AÇ VE SUSUZ KALMANIN ÖTESİNDE BİZİ TUTAN BİR İBADET: ORUÇ
19 Şubat 2026 Perşembe 14:30KIYMETLİ MİSAFİRİMİZ
17 Şubat 2026 Salı 19:32
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.