Yüksel BAYAR
Karıncaların Aldığı En Ağır Yük
Şırnak sanat sokağında kaldırım taşlarının arasındaki o daracık çatlakta, sıradan bir karınca yuvası değil, bir "Kelime Arşivi" gizliydi.
Bu karıncalar kırıntı taşımazdı. Onlar, insanların ağzından düşen, rüzgârda savrulan ya da unutulup bir köşede tozlanan kayıp kelimeleri toplarlardı.
Bir sabah, yuvanın kaşif karıncası, kalabalık bir caddenin ortasında ezilmek üzere olan bir kelime buldu: "vicdan". İnsanlar artık ona sadece "sonbahar" diyor ya da mevsimleri sadece takvimdeki rakamlar olarak görüyordu. Karınca, bu narin kelimeyi sırtına yükleyip yerin yedi kat altına indirdi.
Yuvada "vicdan" için özel bir oda hazırlandı. Duvarlarına kurumuş yaprak kokuları sürüldü, odanın sıcaklığı bir akşamüstü serinliğine ayarlandı. Kelime, burada yeniden nefes almaya başladı.
Zamanla yuva, devasa bir kütüphaneye dönüştü. Karıncalar her kelimeye hak ettiği yaşam alanını kurdular:
"Vefa": Şehrin en korunaklı, en derin odasına yerleştirildi. Unutulmasın diye etrafına sönmeyen fenerler dikildi.
"Sükûnet": Gürültülü koridorlardan uzak, yumuşak toprakla kaplı sessiz bir bölmede yaşamaya başladı.
"Gönül": Bu kelime o kadar büyüktü ki, karıncalar onun için yuvanın merkezinde geniş bir meydan açtılar. Ve yanına şırnak yeni mahallede yaşayan koca çınar "Hacı Fettah"ın bu şehre olan aşkının gücünü de eklediler.
Bir gün şehirde büyük bir mutsuzluk baş gösterdi. İnsanlar birbirlerine sadece emrediyor, sadece rakamlarla konuşuyorlardı. Renkler solmuş, cümleler kısalmıştı.
O gece karıncalar bir karar verdi. Gece yarısı binlerce karınca, topladıkları o parlak kelimelerle yeryüzüne çıktı. İnsanlar uyurken; yastık altlarına "şefkat", kapı eşiklerine "merhaba", pencere pervazlarına ise "umut" bıraktılar.
Ertesi sabah şehir uyandığında, insanlar nedenini bilmedikleri bir huzurla gözlerini açtılar. Bir yabancıya gülümsemek artık o kadar zor değildi. Çünkü en güzel kelimeler, yerin altındaki o küçük dostları sayesinde yeniden hayatın içine karışmıştı.
Sporun, Çocukları Derslerden Geri Bırakacağı Önyargısını Bırakmak Zorundayız
07 Mayıs 2026 Perşembe 21:10Bir Formanın Ağırlığı ve Hafızamızdaki Şırnakspor
04 Mayıs 2026 Pazartesi 09:16Toprağın En Güzel Yönü Çiçek Vermesidir.
27 Nisan 2026 Pazartesi 09:03"Telten Tesla"
14 Nisan 2026 Salı 08:13"Sosyal(sız) Medya)
04 Nisan 2026 Cumartesi 13:30Öğretmenim
04 Mart 2026 Çarşamba 05:16Şırnak Petrol Spor
24 Şubat 2026 Salı 03:33Sporun okulda ki başarıya büyük etkisi
22 Şubat 2026 Pazar 04:10Sporun Çocuklar İçin Önemi
20 Şubat 2026 Cuma 04:47Beytüşebap’ta Kar
09 Ocak 2026 Cuma 19:51
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.