Doç. Dr. Veli TATAR
Şehir Uyurken Ayakta Olanlar: Polislerimiz
Toplumların huzur ve güven içerisinde yaşayabilmesi, yalnızca kanunların varlığıyla değil, o kanunları adaletle uygulayan insanların varlığıyla mümkündür. Polislik mesleği, işte tam da bu noktada bir meslekten öte, büyük bir emanetin omuzlanmasıdır. Bu emanetin kökleri ise sadece modern hukuk sistemlerinde değil, ilahi öğretilerde ve insanlık tarihinin en şerefli örneklerinde de kendini gösterir.
Şehir karanlığa bürünüp sokaklar sessizliğe teslim olduğunda, çoğumuz evlerimizde huzurla istirahate çekiliriz. Ancak o saatlerde bazıları için mesai yeni başlar. Soğuğa, yorgunluğa ve belirsizliğe rağmen dimdik ayakta duran polisler, aslında bir şehrin görünmeyen vicdanını temsil eder. Onların varlığı, sadece suçla mücadele değil; aynı zamanda insanların gönül rahatlığıyla başını yastığa koyabilmesinin teminatıdır.
Kur’ân-ı Kerîm’de Yüce Allah şöyle buyurur:
“Şüphesiz Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” (Nisâ, 58)
Bu ayet, aslında güvenlik hizmeti yürüten herkes için temel bir ilkeyi ortaya koymaktadır: Emanet ve adalet. Polislik, toplumun huzurunun, can ve mal güvenliğinin emanet edilmesidir. Bu emaneti taşıyan her bir görevli, aynı zamanda ilahi bir sorumluluğu da yüklenmiş olur.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de adaletin önemini birçok hadisinde vurgulamıştır. Bir hadisinde şöyle buyurur:
“Adaletli yöneticiler, kıyamet günü Allah’ın gölgesinde gölgelenecek yedi sınıf insandan biridir.”(Buhârî,Müslim)
Her ne kadar burada yöneticilerden bahsedilse de, yetki kullanan, karar veren ve kamu düzenini sağlayan herkes bu kapsamda değerlendirilebilir. Polisler de görevleri gereği çoğu zaman anlık kararlar vermek zorunda kalır ve bu kararların adaletle verilmesi büyük bir hassasiyet gerektirir.
Hz. Peygamber’in Medine’de kurduğu toplum düzenine baktığımızda, güvenliğin sadece fiziki değil, aynı zamanda ahlaki bir temele dayandığını görürüz. Medine Sözleşmesi ile farklı din ve kabileler arasında barış ve güven tesis edilmiş, herkesin hakkı korunmuştur. Peygamber Efendimiz, geceleri Medine sokaklarında bizzat dolaşarak toplumun güvenliğini gözetmiş, ihtiyaç sahiplerini tespit etmiş ve adaletin sahada da yaşanmasını sağlamıştır. Bu yönüyle o, sadece bir peygamber değil, aynı zamanda bir toplum lideri ve güvenlik sağlayıcısıdır.
Hz. Ömer’in halifeliği döneminde gece devriyelerine çıkması da bu anlayışın devamıdır. Rivayet edilir ki bir gece halkın durumunu kontrol ederken bir annenin çocuklarını oyalamak için boş tencere kaynattığını görmüş, hemen devlet hazinesinden yardım ulaştırmıştır. Bu olay, güvenliğin sadece suçla mücadele değil, aynı zamanda toplumun huzurunu sağlama meselesi olduğunu açıkça ortaya koyar.
Polislik mesleği de işte bu geniş anlamda değerlendirilmelidir. Sadece suçluyu yakalamak değil, mazlumu korumak, zayıfın yanında olmak, toplumda güven duygusunu tesis etmek bu mesleğin asli unsurlarıdır. Bu nedenle polis, sadece bir kamu görevlisi değil; aynı zamanda vicdanın, merhametin ve adaletin sahadaki temsilcisidir.
Polis Haftası vesilesiyle, gece gündüz demeden görev yapan, çoğu zaman kendi ailesinden feragat ederek toplumun huzuru için çalışan tüm emniyet mensuplarımıza şükran borçluyuz. Onların fedakârlıkları, çoğu zaman görünmeyen ama hissedilen bir güven duygusu olarak hayatımıza yansır.
Unutulmamalıdır ki, adaletin olmadığı yerde güven; güvenin olmadığı yerde huzur olmaz. Ve bu üç değerin ayakta kalması, büyük ölçüde o emaneti taşıyan insanların omuzlarındadır.
Bu vesileyle, görevini hakkıyla yerine getiren tüm polislerimizin Polis Haftası’nı tebrik ediyor; adaletle, merhametle ve emanet bilinciyle nice hizmetler yapmalarını temenni ediyorum.
Doç. Dr. Veli TATAR
Cûdi’nin Eteklerinde Kayıp Bir Şehir: Şehr-i Nûh
19 Mayıs 2026 Salı 09:17Hac ve Umreye Gitmenin Önünde Engel Olarak Görülen Yanlış İnançlar
11 Mayıs 2026 Pazartesi 09:29Toprağın Altındaki Tarih: Cûdi Ve Gabar’ın Saklı Hazineleri
08 Mart 2026 Pazar 00:11AKLINI ÖNE AL: YÜZYILLAR ÖNCESİNDEN BİR MESAJ
24 Şubat 2026 Salı 04:53Depremlerin Dini Bir Algı Olarak Bize Düşündürdükleri
04 Şubat 2026 Çarşamba 09:07İSLAM TARİHİNDE PETROL VE MADENCİLİK
30 Kasım 2025 Pazar 00:02YAPAY ZEKANIN EĞİTİMDE OLUŞTURDUĞU TEHDİTLER
21 Eylül 2025 Pazar 00:10ESKİ CÛDİ DAĞI FESTİVALLERİ İLE İLGİLİ BİR HÂTIRAT
05 Temmuz 2025 Cumartesi 23:07RAMAZAN’I UĞURLARKEN
29 Mart 2025 Cumartesi 23:21TOPLUMUN EN ÖNEMLİ DEĞERLERİ: DİN GÖREVLİLERİMİZ
23 Ağustos 2024 Cuma 08:59
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.