"Kar, Birkaç Kelimeye Can Verdi"

Şırnak’ın dik yamaçlarına kurulu mahallelerinde kar, sadece gökten düşen beyaz bir örtü değil; şehre çöken derin bir sessizlik ve bu sessizliği bozan sıcacık bir dayanışma bestesidir. Cudi Dağı’nın heybetli gölgesinde, lapa lapa yağan kar taneleri dilleri bağlarken, gönüllerdeki o kadim kelimeleri uyandırır: Paylaşmak ve yardımlaşmak.

​Şırnak’ta kar bastırdığında yollar kapanabilir, mesafeler uzayabilir; ancak evlerin arasındaki o görünmez köprüler hiç olmadığı kadar kısalır. Kar diz boyunu aştığında, komşunun kapısını çalmak bir nezaketten ziyade, bir yaşam biçimine dönüşür.
​Sabahın ilk ışıklarıyla duyulan o kürek sesi, bir güzelliğin habercisidir. Gençler sadece kendi kapılarının önünü değil, mahalledeki yaşlıların ve "yalnızların" avlusunu da temizlemeden durmazlar.
​Bir Tas Çorba, Bir Demlik Çay: Sobanın üzerinde fokurdayan çaydanlık, sadece hane halkı için değildir. Yoldan geçen, kar küreyen veya o an dışarıda olan herkes o sıcaklığa davetlidir. Şırnak’ta paylaşmak, ekmeği bölmek kadar doğaldır.
​Şehrin dik yokuşlarında kara saplanan bir aracın etrafında saniyeler içinde on kişinin toplanması, "Hadi bir el atın!" demeye gerek kalmadan omuz verilmesi, bu toprakların fıtratıdır.
​"Şırnak’ta kar yağdığında dışarısı buz kesse de, evlerin pencerelerinden sızan ışık ve sokaktaki yardımlaşma ruhu en sert kışı bile bahara çevirir."
​Modern dünyanın unuttuğu o samimi bağlar, Şırnak’ın karla kaplı sokaklarında yeniden canlandı. Hava durumu yarın ve sonraki günleri güneşli gösteriyor. Karla beraber bu geçici duyguların da erimemesini umut ediyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yüksel BAYAR Arşivi

Kar

28 Aralık 2025 Pazar 11:39