"Kayıp Kelimeler Ağacı"

Geçen yıl bahar ayında Şırnak yeni mahalle de binaların arasında unutulmuş küçük bir toprak parçası vardı. Herkes oradan geçer, kimse oraya bakmazdı; ta ki Avşin ve Rabia o sabah ellerinde bir fidanla gelene kadar.
​Onlar sadece bir ağaç dikmediler; onlar, zamanın rüzgarıyla savrulup giden, insanların dillerinden düşürdüğü kayıp kelimeleri korumak için bir sığınak inşa ettiler.
​İnsanlar artık daha az konuşuyor, konuştuklarında ise kelimeleri hoyratça harcıyorlardı. "Gönül", "saygı", "tebessüm" ya da "merhamet" gibi kelimeler artık evlerin içine girmiyor, sokaklarda yankılanmıyordu. Avşin ve Rabia, bu sahipsiz kalan kelimeleri havada asılı kalmış birer kuş gibi topladılar.

​Avşin, rüzgarda savrulan "merhamet" kelimesini yakaladı.

​Rabia, bir ihtiyarın iç çekişinden dökülen "huzur" sözcüğünü avuçlarına aldı.

​Dikdikleri fidan büyüdükçe, yapraklarının arasında garip bir ışık belirmeye başladı. Mahalleli bu ağacın diğerlerine benzemediğini hemen fark etti. Rüzgar estiğinde dallar hışırdamıyor, sanki birileri fısıldıyordu.

​Avşin ve Rabia, ağacın gölgesine oturan her çocuğa bir kelime hediye ettiler. Unutulmaya yüz tutmuş bir kelimeyi cebine koyan her çocuk, o akşam eve döndüğünde ailesine o kelimenin anlamını yeniden öğretti.

​Bugün Yeni Mahalle’de o ağaç hala duruyor. Avşin ve Rabia artık büyüseler de, diktikleri ağaç her bahar yeni kelimelerle çiçek açıyor.

İnsanlar ne zaman kendilerini yalnız veya dilsiz hissetseler, bu "Kayıp Kelimeler Ağacı"nın gölgesine gidip ruhlarını tazeleyen o eski, nazik sözcükleri dinliyorlar. ​Çünkü onlar biliyor ki; bir ağaç kök saldıkça toprak, bir kelime korundukça insan yaşar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yüksel BAYAR Arşivi

Kar

28 Aralık 2025 Pazar 11:39